22 Ağustos 2016 Pazartesi

Duvarlarınız için Dekorasyon Fikri: Çerçeve Düzenleme

Merhaba,

Son zamanlarda Instagramda bazı sayfaların dekorasyonla alakalı çokça paylaşımlarını görüyorum.

Ne hikmetse hepsi "pembiş pembiş". Artık tüm yeni gelin evleri aynı tekdüzeliğe sahip olmuş neredeyse. Farklılık çabası içinde olanları tebrik etmek lazım.

Ben ise evlendiğimden beri 3 kez ev değiştirme tecrübesi yaşadığımdan dolayı artık eşya yerleştirme işinden epeyce yorgun olduğumu belirtmeliyim. Sanırım eşim de öyle ki, fon perdelerinin yerine monte edilmemiş topuzları veya dubara çakılmayı bekleyen türlü ayna ve çerçevelerimiz, yerlerini bulmak için eşimin canının istemesine bakıyor. :)

Bense, eşimin gözünde büyüyen bu tip çivi çekiç matkapsal işlerin üzerine yenilerini ekleme telaşesi içindeyim.
Aslında hep aklımda olan "Gallery Wall" (Duvar galerisi) fikrini uygulama aşamasındayım.
 Hamileliğim zamanındayken en son evime taşındım ve bu ev için İkeadan çeşitli boyutlarda çerçeve alarak ilk adımı tamamlamıştım. 
**

Televizyon için TV ünitesi yerine konsolu kullanıyoruz. Üzerine yine ikeadan aldığımız raf ile farklı bir hava katmiştik. Fenerler ve raf üzerindeki çerçeveler de yine İkeadan.
Yeni çerçevelerimi de TVnin sağ ve sol tarafına gelecek şekilde konumlandırmayı düşünüyorum. 
Salonumda da mobilyalarım ve aksesuarlarım genel olarak beyaz olunca çerçevelerimi de siyah almıştım.
Gözümüzde canlandırınca baya bayaa renk katacağa benziyor. :)



İçine koyulacak resimleri seçmek de bir hayli detaylı bir mesele doğrusu. 
Erva Beren'den fırsat bulamadığım için, bir yandan da KPSS hazırlıkları içinde olduğum için aylarca ilgilenmedim, çerçeveler çürümeden kaldığı için mutluyum açıkçası ;)

Son günlerde de bu fotoğraf işine yoğunlaştım.

Çerçeveler salona asılacağı için kendi fotoğraflarımızı koymak istemedim. 

İnternetten beğendiğim fotoğrafları koymak istedim ama çözünürlükleri çok düşük olduğu için elemek zorunda kaldım. Çıktılarda piksel piksel görüntü olsun istemiyorum.

Derin araştırmalarım sonrasında, telif hakkı problemi yaşamayacağım yüksek çözünürlüklü fotoğrafları ücretsiz olarak bilgisayarıma indirebileceğim birkaç stok fotoğraf sitesi buldum.
Bunlardan en çok faydalandığım www.pexels.com sitesi oldu.
Şu an diğerlerini hatırlayamadım ama bununla ilgili de bir yazı yazmak istiyorum.  Detayları paylaşmakta fayda var.
Zira benim çok vaktim gitti, arayanlar benim kadar uğraşmasın.

Birkaç gün bu sitelerde fotoğraf araştırmakla geçti. 
Her fotoğrafı beğenmediğim gibi, bir de hayal ettiğim fotoğrafları aradım durdum.
Hala daha bulduğum fotoğraflar tam olarak içime sinmiş değil. 
Projemi sonlandırana kadar  birkaç kez daha değişeceğini düşünüyorum.
Ruh halime dayalı olarak beğenilerim günden güne değişebiliyor.

Bulduğum fotoğrafları aldığım farklı boyutlardaki çerçevelerden hangisine koyacağımı duvarda nasıl yerleştireceğimi, fotoğrafların renklerinin bir arada uyumlu olup olmayacağını önceden tespit etmek ve düzenlemek için öncelikle bilgisayar ortamında incscape uygulamasını kullanarak modellemesini yaptım. 
Programın ekran alıntısı şu şekilde:


Ölçüler ve oranları gerçekteki gibi yaptım fotoğraflar da seçtiklerim zaten. 
Sağ ve solda kalın siyah çerçeveli olanlar da yine ikeadan aldığım aynalar.
Farklı bir hava katsın istedim.

**

Hangi aşamada olduğumu da belirtecek olursam, fotoğrafları çıktıya hazır hale gelecek şekilde boyutlandırma aşamasındayım.

**
Sonucu ben de merakla bekliyorum bakalım ne olacak.

Sonucu yine bloğumda yazacağım

Görüşmek üzere :)

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Mama Sandalyesi Sorunsalı-Seçimi

Merhabalar, 

Kızım Erva Beren'in ek gıdaya geçişinden BURADA bahsetmiştim.

6.ayımız tam dolduğu sıralar kızım grip olduğu için ek gıdaya başlayamamıştım. İlaç içtiği için anne sütü dışında her türlü gıdaya karşı ağzını kitler hale gelmişti. Hazır olduğu zamanı beklemeliyim, deyip ek gıdaya geçiş sürecimizi biraz ötelemiştim.
Tabi bu süreçte gerekli malzemeleri temin etmemiz açısından bizim de hazırlığımız başladı.


Ben elinde kase ve kaşıkla çocuğunun peşinden koşan annelerden olmak istemediğim için #BLW yöntemini uygulamak istemiştim. Doğal olarak öncelikli olarak mama sandalyesine ihtiyaç vardı.
Benim aklımda öncelikle çoğu yakınımda da gördüğüm ikea antilop vardı. Fakat Erva Beren biraz iri bir bebek olduğu için, almaya gittiğimizde içine rahat bir şekilde sığmadı. Oturttuğumuzda da çıkarmakta zorlandık.
Minderinin de kalınlığı eklenince bizim için kullanışlı olmayacağına karar verdik.
**

Bende de biraz mükemmeliyetçilik vardır, bundan dolayı özellikleri bakımından en kapsamlı ve uzun süre kullanabileceğimiz (çift tepsili olması, yükseklik ayarı, tepsi yakınlığı ayarı, koltuk sırt kısmının yatması vb.) bir sandalye olsun istedim. Onların da fiyatlar uçmuş. Derken eşim reklamlarda görünce Letgo uygulamasını yükledi oradan, istediğim özelliklere sahip,2.el bir sandalye buldu hem de çok uyguna.. 50 TLdeyince gidip alalım dedik. Ama sonuç fiyasko!!
Basiret bağlanmasının ne demek olduğunu anladım. Orada hanımefendi kullanışını gösterdiğinde kenarlardaki toz dikkatimi çekmişti ama onu umursamamıştım. Artık nasıl olduysa bilmiyorum, sandalyenin borularından paslı su çıkmış ve arabanın koltuklarını mahvetmiş. Depo gibi bir yerde bekletmişler muhtemelen. Eve geldiğimizde sinirim bozuldu. Özellikleri tamam çok iyi, amerikadan getirtmişler falan ama muhafaza edememişler. Bir de Bostancı'da lüks mekanlarda oturan insanlar.. neyse temizlesem bile içime sinmedi. Onu kullanmak istemedim. Yine Letgodan başka bir sandalye baktık. Çekilen fotoğrafın ortamını bile inceledim. Evde mi çekilmiş, ev temiz görünüyor mu falan... 
İçime sinince gittik tabi, orada da baya inceledim, sorular sordum derken tertemiz bir mama sandalyesini satın alarak bu süreci de atlatmış oldum.



Minimum 400 TL fiyat sorduğumuz Chicco polly mama sandalyesini 160TLye aldık. 
Severek kullanıyoruz. :)
**
Letgo uygulaması hakkındaki düşüncelerimden bahsedecek olursam, İstanbul Ankara gibi büyük ve kalabalık şehirlerde daha aktif olduğunu düşünüyorum. Kısa süre içinde elinizdeki ürünü satabiliyorsunuz. Ama küçük şehirlerde bekleme süresi daha uzun olabilir. 
*
Mama sandalyesi aldığım gibi sattığım da oldu.
Öncelikle ilk aldığım sandalyeyi sattım. Temizlediğim için satarken içim gayet rahattı. Ayrıca kına gecemde giyindiğim kaftanımı sattım. 
Siz de deneyebilirsiniz.
*
Ayrıca, letgo güvenilir mi diye sorabilecekler için şu detayı da vermeliyim: bazı kendini bilmez uyanıklar, bayan ismi görünce satın alma bahanesiyle numara almaya çalışıyorlar. Zaten ben eşimin numarasını verdiğim için sorun yaşamadım. Dikkat etmekte fayda var. İnsan sarrafı olmuşuz zaten niyetlerinin ne olduğu belli oluyor.
*

Kısacası mama sandalyesi sürecimiz bu şekildeydi.
Ayrıca genel olarak ek gıda için gerekli malzemeleri kendimce sıralamamda fayda olduğunu düşünüyorum.

Ek gıdaya geçiş ekipmanları, malzemeleri:
*Mama sandalyesi
*Önlükler (Kollu modeller daha kullanışlı)
*Suluk
*Renkli Kaşıklar, çatallar
*Renkli Tabak (Masaya sabitlenenler daha kullanışlı oluyor.)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.
**
Ayrıca İkea antilopa uygulanan bu fikre bayıldım.
Eğer siz Antilop aldıysanız belki bir gün uygulayabilirsiniz :)



Sormak veya eklemek istediğiniz bir şey varsa yorum bırakabilirsiniz, mail atabilirsiniz.

saadetimustesna@gmail.com

SEVGİLER 

16 Ağustos 2016 Salı

Anne-Bebek İletişimi ve Çevre





Erva Beren uykusu geldiğinde adeta bir kuş gibi sesler çıkararak kucağıma atılmaya başladı artık. 


En hassas yanım olan kızımın her geçen gün yeni bir özelliğini görüyor olmam tüm can sıkıntılarımın içinde büyük mutluluğum..💕 


Gerçekten anne-baba olmayınca bazı 'şey'leri anlayamazmış insan... 


Bir minik bebeği sahiplenip koruyup kollama duygusu okuyup da öğrenilebilecek bir bilgi değilmiş, içgüdüselmiş. 


Bu bebek minik değil gayet otuz yaşında falan da olabilir yani. Bkz: anne gözünde evlat😁 Öyle garipsemeyin lütfen 😌

*

 Dünya üzerinde insanlar farklı yetişme ortamı sebebiyle birbirinden farklıyken, hatta çok da uzağa gitmeye gerek yok, bir ev içerisinde aynı ortamda yetişen kardeşler arasında bile müthiş farklılıklar varken, anne-bebek iletişimini, ilişkisini tekdüzeleşirmek kadar yanlış bir şey olamaz.


 Her anne farklıdır ki aslında her bebek de farklıdır. Milyonlarca kombinasyon var yani😁 


Bebeği en iyi annesinin tanıyabileceği unutulmamalı.


Zaten annesi neredeyse akademik olarak 'article' seviyesinde araştırmalar yaparak bebek gelişimiyle alakalı kendini geliştirmeye çalışıyorsa aşmıştır zaten.😉 


Erva'ya bebek tarhanası yapma dusuncesi içine girmişsem şu aralar, iste bunun gibi şeyler çok bilmişlikten değil sadece annelikten olabilir. 


Bu yüzdendir ki anne bir şey yapıyorsa bebeğe zarar verecek bir şey değildir, bir başka kişi de bebek ile ilgili tavsiyesinde tabi ki zarar vermek istemiyordur ama... 


Sanki annenin isteği daha ağır basmalı gibi, anne-bebek bağı dedim ya hani, böyle iç burkulması gibi olandan.. 😊😊


Annelere güvenin lütfen..
SEVGİLER...


13 Ağustos 2016 Cumartesi

Bebeğim ve ek gıda maceraları

Merhabalar,

Zamanın nasıl hızla aktığını anlamayan ben, yeni bir şaşkınlıkla daha karşınızdayım. Erva Beren, 10 gün önce 8 ayını doldurdu...
Hamilelik ne çabuk geçti, bebeğimi ne ara kucağıma aldım da artık kucağımdan çıkacak kadar hareketlendi ve büyüdü.?
Doğmadan önce bebeğimle ilgili düşüncelere daldığım ve hatta endişelendiğim olurdu.
"Kaşı gözü nasıl olacak, kime benzeyecek"lerden önce, yazımın girişinde de bahsettiğim gibi zamanın hızlı geçmesinden dolayı hızla büyüyen bebeğimi doyasıya yaşayabilecek miyim, gibi...
Her günü kıymetli ve bir daha geri dönüşü olmayacaktı..
Annesi olmama rağmen hep yanımda olmasına rağmen doyasıya baktım içime çektim kokusunu ama yetmedi, doyamadım. İlk aylar ne de çabuk geçmiş çok hızlı büyümüş bebeğim. 

Hep söylerim; bebeğime en çok O karnımdayken yakındım. Himayem altındaydı. Büyüdü, karnıma sığamayacak kadar oldu, sonra doğdu. Kucağıma verdiler, sarıldım artık uyuduğunda bıraktığım bir beğişi vardı ve çevresinde benim haricimde de kucağına alan, ona sevgisini veren insanlar oldu. Yavaş yavaş kucağıma da sığmamaya başladı, günden güne büyüyordu.. 
Ahh annelik... Büyüsün diye yemek yemesi için kırk takla atarsın, ama her bir atakta senin himayenden bir miktar daha uzaklaştığını görüp hüzünlenirsin... Ama öyle işte günden güne daha da uzaklaşıyor..!
Annelik psikolojisiyle benim hissettiklerim böyle işte. Hatta çoğu annenin yaşadığı, fakat şöyle etraflıca düşünmediği için adını koyamadığı, keşfedemediği bir duygu bence.
Hep söylerim, farkındalık çok önemli hayatta...
 Bu duygunun aşırısı "Çocuğunu paylaşamamak" diye adlandırılıyor olabilir halk arasında. Hatta anne çevresinde "Kıskanıyor.!?" gibi yaftalarda bulunan insanlar da bulunabilir..
"Durun, şu çocukla bir uğraşayım, deneyim bakıyım ne tepki verecek?"ciler de (Çocuğa adeta bir materyal muamelesi yapanlar) olur bu çevrede.  Çocukla uğraşırken diğer yandan anneyi kesmeler falan.. Bir de çocuğu kucağından indirmeyip dikkat çekmeye çalışanlar, insanlardan "SENİN Mİ?" (Senin çocuğun mu?) sorularının gelmesine hoşlanarak cevap verip açıklamada bulunanlar...
.
.
Annedir bu... Kıskanabilir, endişelenebilir, sorabilir, cevap verebilir!
Mesele çocuğuysa şayet, derin araştırmalara girip yabancı sitelerden ingilizce makaleler okuyabilir, aklına yatarsa uygulayabilir yetmezse başka kaynaklara yönelebilir. Hiç kimse her şeyi bilemez ama anne araştırıp öğrenmeye çalışıyor ise 'çok bilmiş' de olabilir.! Üstelik bebeğini anneden daha iyi tanıyan kimse yokken çok bilmişlik kimseyi rahatsız etmemeli.
"Biz 1 yaşından önce yumurta beyazını da yedirmiştik hiç de bir şey olmadı, o kadar da okumayın internete girmeyin" cahilliğiyle çocuk büyütülmez.
.
.
Vel hasıl, yemek yesin diye elinizde kase, kaşık, peçete ve bilimum mama materyalleriyle çocuğun peşinden koşmayın öyle.. (Hem bunu yapabilen varsa şaşarım, zira onca şeyi bir arada nasıl tutup çocuğun peşinde koşuyorlar? Tebriğe şayan başarıdır.)

Ben ne mi yapıyorum?
6. aydan hemen sonra Erva Beren grip olduğu için ilaç kullanmak durumunda kaldık. İlaçları vermek hiç de kolay olmadığı için ek gıda serüvenimizi ertelemek durumunda kalmıştım. 7. aydan sonra tadımlarla başladım. Artık yavaş yavaş pankek, mücver tarzı yiyecekleri sunuyorum. 
Genellikle biz yemek yerken o da yanımda mama sandalyesinde elleriyle girişerek önüne koyduğumu kemiriyor. Belki çok çok az gıda mideye gidiyor  ama yemek yeme kültürü edinmesi açısından bu teknik çok faydalı bence. Ama henüz çok yol katetmemiz gerekli. Sabır çok önemli..
 1 yaşına kadar zaten anne sütü yetiyor. Diğerleri adı üstünde "EK" gıda. Doyurma gerekliliği olmayan yani. Bırakın çocuğunuz kendisi öğrenmeye çalışsın. Bir yandan da eğlensin. Yemek vakti kabus olmasın. Hem anne için daha kolay bence. Dağınıklığı saymazsak :D Slogan: Çok dağınıklık az stres, olabilir bence :) 
Bilen bilir yöntemin adı #BLW , Baby Led Weaning (Bebek liderliğinde beslenme)
 Kısmen de olsa değindiğimi düşünüyorum. 
Daha detaylı bilgi için, BLW Türkiye SİTESİNİ veya Facebook Grubunu ziyaret edebilirsiniz.
İnanılmaz bilgiler, tarifler ve BLW bebek videoları mevcut. 
Keyifle takip edeceğinizi umuyorum.

**
Aşağıda Erva Beren'in 'oyun', pardon 'yemek' keyfini görüyorsunuz. :)
Bir gün bu yumurta sarısını oynamadan kısa sürede bitireceği günü sabırla bekliyorum.



**
Mama sandalyemiz Chicco Polly  şatafatlı bir ürün fakat daha basit bir model gayet de yetebilir.

SEVGİLERLE...





10 Ağustos 2016 Çarşamba

Erva Beren'in Mevlidinden kareler, masa süsleme önerileri

Merhabalar,
Bugün yine uzun bir aradan sonra yeni yazımla sizlerleyim.
Malum artık bebekle hayat daha az sosyal :)
Ne yapalım her türlü hayat çok güzel..
Erva Berenim her şeye değer..

Aslında kırkımız dolmak üzereyken yapmıştık mevlidi fakat paylaşmamısım her nedense.

Yeni paylaşımlarım gelene kadar bununla idare edeceğiz. Ama gayet keyifli bence.




***

Birçok misafirimiz geldi evimiz gayet kalabalıktı.

Bu da masa süslememizden bir kare.
Kızımın teyzesi halası ve annesinin ortaklaşa çalışması.

Daha güzel olabilirdi elbette ama hamilelikten yeni çıkmış biri olarak istediğim gibi ilgilenemedim. 
Daha güzeli doğum gününe inşallah :)


Masa süslememizin üst kısmını görüldüğü üzere grapon kağıdından yapılmış ponpon ve balonlarla süsledik. 
Ayrıca doğum yaptığım hastane odasının süslemesinde kullandığımız flamayı da değerlendirdik. 
Konsept rengimiz pembe-gri idi. Gri-mavi fon perdelerimle bütünlüğü bu şekilde sağlayabileceğimi düşündüm. 

Masanın sade kalmaması için de örtünün yan kısımlarına pembe tül hazırladım. Daha zengin ve hoş bir fikir oldu. Dileyenler, tülün başlangıç kısımlarını kapatacak şekilde bordür kullanabilirler. 

Fotoğraftaki 3 katlı kurabiyelikler ve diğer süs eşyalarımızı parti malzemeleri satan mağazalarda bulabilirsiniz. 




***
Butik pastamızı tam da istediğim gibi yaptırdığı için sevgili eşime teşekkürler.
"İpe asılı bebek kıyafetleri"




***
Alttaki fotoğrafta pastamızın sol tarafında bebek çikolatalarımız görünüyor. Erva Beren doğmadan önce hazırlamıştım. Hastane odama gelen misafirlerimize de ikram etmiştik.






***

Lavanta keselerimiz de çok beğenildi. Keseler için Kar Tanesi Tasarım 'ı ve @kartanesitasarim instagram adresini inceleyebilirsiniz.


***
Ve kızımla ben...
Sanırım uzunca bir müddet Ervamın yüzü kapalı olacak...


***
Umarım hazırlıklarımı beğenmişsinizdir.

Genel olarak fikirleri pinterestten aldığımı ama kendi durumuma uyarlayarak yeniden düzenlediğimi belirtmek isterim.
Ev organizasyonu için fikir arayışında olanlara yardımcı olabilmek dileğiyle...

Hoşçakalın..

Daha güncel bilgiler için;