27 Şubat 2013 Çarşamba

piyano aşkına..

Nereden geldiğini bilemediğim bir piyano sevdam var benim..
Aslında bu piyano sevdamı keşfettim diyerek bu durumumdaki gizemi de aktarmış olabilirim heralde :P

Öncelikle ben genel olarak müzik dinlemeyi çok severim..
Üniversite zamanlarımda ders çalışırken ev arkadaşlarımın dikkatimi dağıtmalarına fırsat vermemek için masamı kapıya sırtımı dönerek odaya geleni göremeyecek şekilde ayarlar, kulaklığımı takar son ses müzik eşliğinde ders çalışırdım çok da verimli olurdu. "Yemek hazııırr hadii sofrayaaaa" gibi evcek toplanıcağımız ortamlar için çok kez seslenmişlerdir ev arkadaşlarım bana..  hep geç giden isim ben olmuşumdur :)  Ev arkadaşlarım bu durumdan birazcık şikayetçiydiler esasen.. Ama onlar gibi sadece sınav dönemleri çalışıp notları ezberleyip de derece yapma lüksüne sahip değildim.. kulaklığı takıp ders çalışma moduna sıklıkla girmem gerekirdi ödevler projeler bla bla bla... :P bu arada çok da özledim ev arkadaşlarımı da hani.. ah ahh.. Çok konuşasım tuttu yine benim..

Genellikle dinlediğim müziklerde kaliteye çok önem veririm. Her tarzda müzik dinlerim belli bir tarz takıntım yoktur.. Yalnız, 8-12 yaşlarımda rock müzik takıntım vardı söylemeden edemem.. O zamanlardan kalma bi Şebnem Ferah tutkum hala devam ediyor ayrıca. Yani sev dinle de, o yaşlar için biraz ağır kaçmış sanki, sevdiceğime her söylediğimde bu işte bi terslik var der :D şimdilerde daha durgun müzikler dinliyorum çünkü.

Son zamanlarda kendini gösteren bir piyano aşkım oluştu, bir bakmışım en çok sevdiğim şarkılarda ağırlık hep piyanoya verilmiş..

 Adele'nin şarkıları buna bir örnektir. Mesela:



**

Veya Evanescence - my immortal



**

Amelie filminin müziklerinden biri vardır ki bayılırım kendisine;

**

Benim bu piyano sevdam sevdiceğimin de dikkatini çekti elbette, ve bana geçtiğimiz aylarda Mudo'da görür görmez benim için aldığı minik bir piyanoyu bana hediye etmişti :) ben tabi bir sevindim ki anlatamamm...

Kendisi evimde gün yüzüne çıkmak üzere çeyizliklerime dahil oldu.

Şimdilerde de ahşap maket işleriyle meşgul olan bir arkadaşından benim için bir piyano maketi yapmasını istemiş.. Merakla bekleniyor yeni piyanocuğumm :)




Piyano çalamıyorum ama bir gün kursuna gitmeyi çok istiyorum.. Şimdilik uzaktan seviyorum kendisini..

Piyano figürlü olan her şey dikkatimi çekmiyor değil.. Mesela bir kitaplık.. 


**

Buradaki kapı zili ise o kadar orjinal ki evime bunu uygulamak istiyorum


**
Böyle bir merdiven ise gerçekten çok eğlenceli görünüyor :)



**
Postuma son verirken aşağıdaki fotoğrafçık da benden sizlere gelsinn.. ♥♥





26 Şubat 2013 Salı

ilk MİMim


Selam arkadaşlar gülihan. arkadaşım beni mimlemiş. Mutlu oldum çünkü başlıkta da belirttiğim gibi bu benim ilk mimim. Bu arada mim kelimesi de ne kadar enteresandır, "ilk mimim" derken uzatasım geldi mimimimimimimmm :D
Her neyse, cevaplayarak mimin hakkını vereyim artık değil mi ?

1-Neye zaafınız var? Mesela neyi yapmayacağım dediğiniz halde yapıyorsunuz?

İnsanlara çok çabuk güvenebiliyorum. Sanırım benim en büyük zaafım bu.. 

 2-Hangi filmin,dizinin ya da kitabın içine girmek isterdiniz ?

Narin yapıma ters olduğunu düşünsem de bütün sezonlarını izlediğim "Lost" dizisinde bulunmak isterdim heralde. Olsam olsam, olağanüstü durumlara karşı çığlık çığlığa gezinen bir karakter olurdum heralde. Kendime yakıştıracak bir rol bulamadım :))
Alacakaranlık filmi de olabilir.. 





3-Fırsatınız olsaydı şayet ilk gideceğiniz ülke-şehir neresi olurdu?
Nasip olursa Allah'ın evi olan Kâbe'ye misafir olmak için Mekke'ye ve gül kokusuna hasret kaldığım Efendimiz (sav)i ziyaret için Medine'ye gitmek isterdim.. Her müslümanın hayali.. Hep gözlerim dolar düşündüğümde.. Ayrıca, Malezya'yı da merak ediyorum.. 


4-Hayallerinizdeki işi mi yapıyorsunuz ya da hayalinizdeki yerde misiniz?

Şu an bir işim olmamakla birlikte işe girme ihtimalimi düşünerek mesleğimle alakalı yorum yapıcak olursam, hayallerimdeki yerde değilim malesef. Bilgisayar mühendisiyim fakat ilkokuldan beri bir eczacı olmak hayalindeydim. hatta sadece benim değil babamın da hayaliydi. Babam bana bir eczane açıcaktı, ben resmi işlerle uğraşıcakmışım, kardeşlerim kalfa olucakmış, annem temizliğe yemeğe bakıcakmış, babam da kasa başına oturucakmış, işte bu da babamın kurgusu :D 


5-Diyelim ki yeni üretilen , leziz mi leziz , iddialı bir çikolataya sizin istediğiniz bir ismi koyacaklar . ne olsun isterdiniz ?

hmm bilmem ki, adını ne koyarsam koyayım "albeni" kadar iddialı olamaz heralde




6-Gerçekleşmesi pek olası olmayan ama yine de çok istediğiniz uçuk bir hayaliniz var mı?

piyano çalamamama rağmen ünlü bir piyanist olmak. Piyano sesini duyduğum zamanlarda gözlerimi kapar tam da bu hayali kurarım :)




7-Farz edelim ki oyuncusunuz ve Oscar kazandınız (heyt beee:)) ödülünüzü kimden almak isterdiniz ? :)

Feridun Düzağaç.. Bu kadar sempatik bir insan olamaz. Şarkıları da güzel zaten


 8-Keşke bunu ben yapmış olsaydım dediğiniz bir şarkı yada film var mı ?

Sertab Erener - Koparılan çiçekler


                 

Kıraç - Yıkık

           





9-Yaşamayı istediğiniz bir dönem ya da çağ var mı? Varsa nedir?

Osmanlıda Fatih Sultan Mehmet dönemini görmek isterdim. çoğumuzun hayran olduğu şehir İstanbul'un Fethine şahit olmak ne kadar onur verici olurdu..



10-Küçüklüğümüz de en sevdiğiniz çizgi film neydi?:) Şimde varsa şimdikini de söyleyebilirsiniz .

Jetgiller ve taş devri  :)




11-İsminizi seviyor musunuz?Sizi yansıttığını düşünüyor musunuz?

Çocukken rahatsızlığımı dile getirmişliğim çok olmuştur. Ama şimdi seviyorum ismimi.. Cemile, cemali güzel olan bayan demek. Güzellik göreceli tabi ama bana göre ismim beni yansıtıyor ;))


Hakkımdaki 11 gerçek:

  1. Ya çok dağınığımdır ya da fazlasıyla düzenli. Özellikle gece uyumadan önce bütün her şeyin düzenli olması gerekiyor. 
  2. Açıksözlü ve lafı çok fazla dolandırmadan hemen söylerim.
  3. İkizler burcunun birçok özelliğini taşıyorum. Ama değişkenliğinden çok sıkıldım. Durağanlaşmak istiyorum artık. Burcumu değiştirsem olmaz mıı :P
  4. Asla kin tutmam. Yufka yürekliyimdir.
  5. Üşengeç bir yapıya sahibim. Yapmak istediğim o kadar çok şey var kiii 
  6. Sanata çok duyarlıyımdır. Resim, müzik, fotoğrafçılık ilgilerim arasında..
  7. Bebekler beni sevmiyor nedense görünce hemen ağlamaya başlıyorlar :)
  8. Çok neşeli ve güleryüzlü bir kız olmama rağmen üzerini kapatmaya çalıştığım bir hüznüm vardır.
  9. Televizyonda bir dizide dahi hüzün dolu bir an göreyim, hemen duygusal moda geçiş yaparım, saklamaya çalıştığım bir iki damla gözyaşım olur.
  10. Sadelikten hoşlansam da, güzelliğin ayrıntılarda gizli olduğunu düşünürüm.
  11. Büyük konuşmaktan çok korkuyorum..

Vee mimim biter :)

24 Şubat 2013 Pazar

Bir hafta sonra yeniden aranızdayım ;)

Herkese selam olsun.. 

Şu an ne kadar heyecanlıyım bilemezsiniz.. 1 hafta sonra yeniden bir post yazıyorum. :)
Neredeydim derseniz, babamın amcasının eşi yengem ameliyat olmuştu. Onlarında hiç çocukları olmamış torun falan da yok tabi zor durumda olunca gideyim biraz yardım edeyim dedim. Çok da severim ikisini. Allah razı olsun onlar da beni severler. Hasta ziyaretine falan da gidenler çok oluyor ve amcam yetişemiyor haliyle. Ben de ev kızı modunda olunca biraz yardım edeyim dualarını alayım dedim ve evimden amcamlara gitmek için Batıkent'e doğru yol aldım. Biraz ani oldu ondan dolayı burda yazamadım bile.
Çok yoğundu her gün misafir ağırladım, çaylar demledim, kahveler yaptım ikramlarda bulundum.



Bu da ikramlardan biri.. Börek falan da vardı ama bitti tabi fotoğrafını çekemedim :)

Bu bir hafta içinde eksikliğinden büyük rahatsızlık duyduğum bir şey vardı ki, internet :) Ya aklım sürekli bloğumda ve sizlerdeydi. Herkesten uzak kalmanın ne demek olduğunu gayet iyi anladım sayılır. Ayrıca insan kendi evinde tabi ki daha rahat ediyor oradayken sevdiceğimle çok da fazla konuşamadık falan, stresli zamanlarımız da olmadı diyemeyeceğim.. Gün sayıyorduk resmen ;)

Yengem hiç yerinde duramayan bir kadındır. Her sabah amcamla ikisi yürüyüşe ve spora gider. Sağlıklı beslenmeye falan da çok dikkat eden bakımlı bir kadındır kendisi. Böyle olunca günlerdir evde durmaktan da çok sıkılmıştı. Dışarıya çıkıp hava almak isteyince bizim eve kahvaltıya geliceğini söyledi anneme. Ve ben de böylelikle eve gelmiş oldum.. Aileme, bilgisayarıma ve internetime kavuştuğum için mutluyum :)) Ne olursa olsun insan hiç bir yerde kendi evinde olduğu gibi rahat olamıyor..

Bu arada ben minyon tipli bir kızım yaşımı hiç göstermiyorum ama başımı örttüğümde yaşımı gösterdiğimi düşünüyorum. :)  Bir de zayıf ufak tefek bir kızcağız olunca bazen ben bile yaşımdan şüphe ediyorum :P Amcamlardayken, gündüz ziyarete kadınlar gelince başımı da örtmüyordum. Tanıştığımızda bana "lise mi okuyorsuın" falan diyen bayanlarla burada da karşılaştım. Üstelik böyle diyen insanlara "liseyi bitireli 7 yıl oluyor, şimdi bir bilgisayar mühendisiyim" dememin yaşattığı şaşkınlık hoşuma gitse de, ben bu durumdan çok sıkıldıımm.. pufff :/ 

Her neyse çok da uzatmıyım lafı :) Özlemişim işte buraları :))

17 Şubat 2013 Pazar

Kördüğüm Gibi..


Hz.Aişe, peygamberimizle yeni evlenmişti.Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi,ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini…
Hz.Aişe bu düşüncesini Peygamber Efendimizle konuşmadan edemedi.
“Ey Allah’ın Resulü,beni seviyor musun?”
“evet,Ya Aişe tabi seviyorum!”.
Aişe dahasını da merak ediyordu,acaba nasıl seviyordu?
Hemen sordu.
“beni nasıl seviyorsun?”
Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı eşine;
“kördüğüm gibi.”
bu cevap Hz. Aişe’yi çok sevindirdi,çünkü kördüğüm açılamazdı. Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.
Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için,
Hz. Aişe sık sık sorardı:
“Ey Allah’in Resulü, kördüğüm ne alemde?”
Peygamberimiz, Hz.Aişe’yi memnun eden cevabi verdi her defasında:
“ilk günkü gibi…”
sevmekte de eşsizdi “O”…
“O” aynaydı:
yarattığı varlıkları çok seven
ve
onlar tarafından da çok sevilen Vedud’un…



16 Şubat 2013 Cumartesi

Değişim güzeldir

Benim yapım gereği hayatta bazı şeylerden çabuk sıkılma gibi bir huyum vardır.. 

Tüm özelliklerini taşımasam da ikizler burcu oluşumun etkileri bunlar :)

Bu yüzden arada bir değişiklik yapmak isterim.

Bloğumda benim bu halimden nasibini aldı..

Tasarımı tamamen değiştirdim..

İyi de oldu hani :)



"Tebdil-i Mekanda Ferahlık Vardır" demiş ya Efendimiz (sav), bloğumdaki değişiklik de bana 

ferahlık verdi doğrusu :)

Bloğumun eski görüntüsü;




Yeni görüntüsüne ise şu anda şahit oluyorsunuz zaten :)

Sizce de iyi oldu değil mi ;)

15 Şubat 2013 Cuma

Tek Hece / Cemâl SAFİ


Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü,
Bir gül için can evinden tutuştu,
Yüreğime Toroslar'dan çığ düştü,
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı,
Benimle değişti talihi, bahtı,
Yerle bir eyledim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi,
Lokman Hekim bulamadı çaremi,
Aslı için kül eyledim Kerem'i,
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di,
Hatrım için yüce dağlar delindi,
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi,
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm,
Yunus'umla öfkeleri dindirdim,
Günahımla çok ocaklar söndürdüm,
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Benim için yaratıldı Muhammed,
Benim için yağdırıldı o rahmet,
Evliyanın sözündeki muhabbet,
Embiyanın yüzündeki nur benim...

Kimsesizim, hısmımda yok hasmım da,
Görünmezim, cismimde yok resmim de,
Dil üzmezim, tek hece var ismim de,
Barınağım gönül denen yer benim...

Benim adım aşk.




Cemal Safi




(Bu şiirin bendeki yeri çok başkadır.. )

14 Şubat 2013 Perşembe

Bu bab, günün anlam ve önemini bildirir...

Evet sevgili arkadaşlarım..  Bugün 14 şubat ve ülkemizde sevgililer günü olarak anılan ve kutlanan bir gündür bildiğimiz üzre.. Kalpli figürlerin ve kırmızı rengin hakim olduğu bir gün.. Belki de beni en çok cezbeden yanı da bu olsa gerek, bu günün..



Kırmızı rengini oldum olası severim ama kalpli olan her şey önceleri çok itici gelirdi.. Duygusuz muydum neydim bilmiyorum ;) Ama artık kalpli olan her şey bana sevdiceğimi hatırlatıyor O hayatıma girdiğinden beri.. :) Düşünüyorum da hala kalp desenli eşarplar örtüp, yüzükler falan takar mıyım,, sanmıyorumm.. :)  Her şey yerinde güzel nasıl olsa ;)

Belki kalp ve kırmızı rengi çokça gördüğüm için içimdeki sevgi kelebekçiklerimin uçuşmasına engel olamıyorum.. Ben de sevgililer gününden nasiplenenlerdenim yani.. Sevdiceğimle evlenmiş olsak yakınlarında olsam, muhabbetimizi artırmak adına 'her zaman olacağı gibi' bu günün güzel görüntüsünden etkilenmişlikle hoş sürprizler yapardım heralde ki.. :) Dinimizde de eşlerin birbirini hoşnut etmesi istenmiştir.. Güleç yüzlü ve tatlı sözlülük bile ilahi bir lütfa mazhar olmaya sebep oluyorken, biz neden o lütuftan mahrum kalalım ki.. Ama sevgililer günü olduğu için değil her günümüz böyle olduğu için yapardım.. Amaç başka..

Sevgililer gününde görünenlerden etkilenmemiz çok normal diye düşünüyorum. Fakat bilinçsizce olmamalı.. Sevgililer gününün nereden geldiğini bilmek gerekir.. Yabancıların Valentine's Day olarak kutladığı gün, Türkçemizde Sevgililer günü diye anılıyor. Kim bu Valentine peki? Biliniyor olmasına karşın ben yine de hatırlatayım.. Hristiyanların azizlerinden biri..

"İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat'ı Hıristiyan şehitliğine gömüldü."
Bundan dolayıdır ki 14 şubat aslında aziz valentineyi anma günü adı üstünde.. :S Bunu düşündükçe de ürperiyorum doğrusu.. Evlilik zaten bizim dinimizde de çok önemli bir yere sahip bunu ne kadar biliyoruz ?... Bir Hadis-i Şerifte Peygamber Efendimiz(s.a.v.), "Evlenen kişi dininin yarısını kurtarmıştır diğer yarısı için ise Allah'tan korksun", buyuruyor. Bu ne büyük bir müjde! Evlilik gerçekten büyük nimet, şükredilesi... Bizim aslında dinimizdeki evliliğin önemini araştırmamız gerekir. Bunu biliyor muyuz ki... Aslında ben sevgililer gününü kutlayan çoğu insanın bu konuda bilinçsiz olduğunu düşünüyorum. Sevgilisiyle evlenmeyi düşünmeyen, boş kalmamak adına vakit geçirmek adına çift olanlar var malesef ki.. Evlenmeyecaksen ne diye görüşüyorsun..! Çağın gereği deniyor buna bir de... İslamiyet her devri kapsıyor ve Evrenseldir halbuki... Hangi çağın gereğinden bahsediyorsunuz... Böyle düşünen insanlara olan şaşkınlığımı hala üzerimden atabilmiş değilim. Veya da hazır değilim, maddi durumum iyi değil bahaneleriyle birbirini seven iki gönül bekler boşu boşuna.. Oysa ki rızık endişesi ve geçim kaygısı ile evliliği geciktirmek, imanın zayıflığındandır. Okuyan iki öğrencinin evlendiğini bilirim.. İkisi de normalde ailesinin gönderdiği parayla hem okuyor hem de evlilik yürütüyor..  Rabbimiz kimden rızkını kesmiş ki onlardan da kessin.. Çok hoşuma gitmişti Rabbim mutluluklarını daim etsin.. Kısacası çok bilinçlenmemiz gerek çook..




10 Şubat 2013 Pazar

dün yaptığım brownie..

Aslında dün paylaşıcaktım fakat konuyu bilinçsiz bir şekilde dağıtarak farklı bir yazı yazmıştım :)

Yapım aşamalarını fotoğraflayamamıştım fakat yeme aşamasından birkaç fotoğraf ekliyor olucam.. 
Çayla birlikte çok iyi gitti 
Çok kötüyüm sanki ;)


**

Bu da brownie reklamındaki kızın yerken yüzüne gözüne bulaştırdığı tutuş pozisyonundan :D 
Hiç tarzım diil, beni o şekilde hayal etmeyin :D



** 

Arkadaşlar bu bildiğiniz ıslak kek :) 
kendimi çok da fazla hamarat gibi göstermiyim. aksine hamarat olmadığım için kendimi motive etmek amacıyla basit de olsa bişiler yapıp paylaşmaya çalışıyorum sadece .. evlendiğimde sevdiceğim hiçbişe bilmiyosun demesin diye;) hoş yaptığımı sölediğimde üzüldü o ayrı. Ben kendimi geliştirdiğimden bahsetsem de, adım adım iyiye gidişime şahit olmak istemiş canım benimm.. :(

herneyse tarife geçelim..

Malzemeler

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 2/3 su bardağı sıvıyağ
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
Yapılışı

Süt şeker yağ ve kakaoyu karıştırın, karışımdan 1 su bardağı ayırın. (pişmiş kekin üzerine çiğ yumurta içeren bir sıvı dökmemiş oluyoruz) daha sonra kalanın üzerine yumurta un ve kabartma tozunu ekleyin. çırptıktan sonra küçük kağıt kalıplara paylaştırarak 180 derecede 15 dakika pişiriyoruz. 
Piştikten sonra üzerlerine ayırmış olduğumuz kakaolu (yumurtasız) karışımı döküyoruz. 
Ben ayrıca standardın biraz dışına çıkarak bu karışımı dökmeden önce her bir kekin üzerinden küçük delikler açarak vişne reçeli de eklemiştim daha güzel oldu. :)

Afiyet olsun..

4 Şubat 2013 Pazartesi

ah zaman.! bazen, sen ne de çabuk geçiyorsun...

Selamlar...

Bu postta mutluluktan mı hüzünden mi bahsetsem bilemiyorum..

Yarim şu anlarda benden kilometreler ötesine yolculuk yapıyor..
İki günlük güzel bir buluşmanın sonra ayrılık vakti geldi de geçti bile...
İstanbul'a gidiyor evine ben de Ankara'da boynum bükük son bir kez elini tutarak
ve iyice hissederek, hafızama kazıyarak, uzun olacağını düşündüğüm bir bekleyişlere geçiyorum yine.. :(
Giden için de zor kalan için de zor ayrılıklar, uzaklıklar..
Sabretmek kolay değil ve asıl vuslat günümüzün belirsizliği iyice sabrımı zorluyor adetaa...

Sonunda yine birbirimizden uzaklaşacak olsak da çok güzel iki gün geçirdik..
İlk defa birlikte alyans baktık ve anladık ki uzaktan internetten beğenmek çok kasıyormuş insanı, zormuş..
Şimdilik birkaç model oturdu aklımıza..
Gelinlik baktık ayrıca.. Daha önce annemle birçok modaevini gezmiştik. Bir modaevinin ilgisinden memnun kalmıştık, çokça bilgilendirmişti sağolsun.. ben de sevdiceğimi oraya götürdüm. Tam bir insan sarrafıdır kendisi, özellikle görüp tanışmak istedi modaevinin sahibini. Ve sonrasında da onay verdi güvenilir olduğuna karar kıldı. İşimizi garantiye de aldık :) Son bi kez annemle tekrar istişare yapıp tekrar geliceğimizi söyledik ölçüler için.. Hayırlısı olsun bakalım..

hayırlı işler için adımlarımızı hızlandırıyoruz artık..
İnşallah şeytanı karıştırmadan yuvamızı kurabiliriz..

Dua ile inşallah..


1 Şubat 2013 Cuma

bundan istiyorum..

İyi akşamlar sevgili blog arkadaşlarımm...

Geçen günlerde internette karşılaştığım bir ürüne olan hayranlığımdan bahsetmek istiyorum.

Öncelikle fotoğrafını ekleyeyim..


Bazen oluyor odamda yatağıma uzanıp rahatça kitap okumak istiyorum ama kardeşlerimle aynı odada kaldığımız için uyudukları zaman lambayı kapatmam gerekiyor. Kitap okuma keyfimi alıp çöpe atıyorum. Bir de ben gece kuşuyumdur geceleri 2-3e kadar uyumadığım çok olmuştur. aksine bizimkiler de erkenden uyurlar. Hep de göze batmışımdır uyumadığım için :S 

Kısacası bu ürün tam bana göree...

Bulsam kaçırmam hayran oldum kendilerine...

Eminim her kitap kurdunun buna ihtiyacı vardır.. Öyle değil mii..

mübarek cumalarınız olsun dostlar..

Esasen cuma zaten mübarektir.. Önemli olan cuma ile mübarek olabilmekte...

Dualarınızın kabul olması ümidiyle..