27 Mart 2013 Çarşamba

Fincan Sevdam

Selamlar olsun tümm arkadaşlarıma..

Sabahtan akşama kadar çalışıyor olmanın yorgunluğuyla akşam evde dinlenmeye ayırıyorum vaktimi ve açıkçası bilgisayarla çok da fazla ilgilenesim gelmiyor.

Şimdi de hiç değilse şimdi beğenilerimi bloğumda sizlerle paylaşayım istedimm :)

Fincan tutkum vardır benim ve internette dikkatimi çekmeyi başarıyor bazı orjinal modeller
Beğendiklerimden bazılarını arşivimden sizlere sunmak istiyorum arkadaşlar...

Hepsi benim olsun ama hepsi hepsi hepsii ;))

























Aşağıdaki benim Favorim ;)



bu aşağıdakiler de çok şirin bir uygulama olmuş ;)


Sevgiler hepinize....♥♥♥ 

23 Mart 2013 Cumartesi

Bir mimdir iki mimdir ;)

Evett arkadaşlar... 2. mimimle karşınızdayımm :)
Bu mimim Sevimli Mutlu Huzurlu dan.. Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.. Ankaralı blogger arkadaşlarımızdan birisidir kendisi :) Ispartaya yaptığı kaçamaklar da takibimde bu arada kıskanıyor muyum neyim ;)) Ispartayı özlediğimden işte napiim :)

Gelelim cevaplanacak sorulara.. 

  1. Çok özel olmazsa eşin, sevgilin veya nişanlınla nasıl ve nerede tanıştın? :)

Hmmm.. İnanır mısınız bizim belli bir tanışma hikayemiz yok sevdiceğimle. Çocukluğumuz aynı yerde geçti. Aynı sokakta ben bisiklete binerdim o da futbol falan oynardı arkadaşlarıyla. Acemi bisiklet sürücüsü olarak çarpmaktan korkup "önümden çekiiiilll" diyebağırırken, o da futbolda dışarıya çıkıp bana doğru gelen topu atmamı isterken tanışmışızdır işte :)) Birbirimizin farkında bile değilmişiz o zamanlar :) Aslında çok gıcıklık yapardı bana pek sevmezdim kendisini o zamanlar, aman şikayet ettiğimi duymasın. şimdi çokk seviyorumm kendisini♥♥  :))

     2.   Blog aleminden gerçek hayatta görüşüp memnun kalmadığın kişiler var mı? 

En fazla telefon görüşmemiz oldu..  İnşallah yüzyüze de görüşme fırsatımız da olur. Seviyorum kendilerini ♥♥ Çok kıymetlisiniz benim içinn canlarımmm :)

     3. Eşin, sevgilin yada nişanlın doğum gününü unuttu ne yaparsın ?

Yorum yok..!! ;)



     4. Seni hayatta en çok ne mutlu eder?

O anki ruh halime göre değişkenlik gösterir. Bir gün beni çok mutlu eden şey başka bir gün normal gelebilir yani. Sürprizler de mutlu eder beni merak uyandıran şeyler falan aklıma gelmişken belirtiyim :)

     5. Mutlu olmak için sebebe gerek var mıdır ?

Mutluluğu sebeplere bağlamamak gerekse de gün gelir öyle bir halde olursun ki bir yakınından gelicek kıvılcıma bakarsın mutlu olmak için. Çünkü insan hayatında her zaman pollyannacılık oynayamıyor değil mi..

    6.  Blog'da tanıştığın bir kişi de ilk görüşmede neler dikkatini çeker?

Düşünmedim ki hiç :) ama Allah bi güzellik vermişse eğer mesela kirpikleri uzun diyelim "Ne kadar güzel kirpiklerin var maşallah" diye belirtirim :)))

    7. Asla yapmam dediğin çoğu şeyi yaparız. Peki senin en son hangi Asla'n gerçek oldu?

Büyük konuşmamak lazım hayatta. Sonra hepsini yutuyoruz malesef ki. En sonki aslam ne oldu hatırlamıyorum ama en büyüklerinden biri "asla bilgisayar mühendisi olmam" olmuştu. :S



   8. Diyelim çok kalabalık bir alışveriş merkezindesin gözlerini alışveriş bürümüş bir sürü kadın var. Ve senin sepetindeki ürünleri bir yandan dikizliyor, diğer yandan da boş anını kolluyor.Aaa dalgınlığına gelmiş birde bakmışsın sepetteki herhangi bir ürün yok :) Tepkin ne olur ?

Bu soruyu bulmak bir yetenek bence üreticiliğine hayran kaldım :))
Aklıma yaşadığım bir olayı getirdi bu soru. Lise zamanlarımda okuldan çıkıp kızılaya gittiğim bir gündü. üzerimde forma e tabi başım da örtülü. Durakta beklerken kadının biri beni tepeden aşşağıya bir süzdü. başını vücuduna oranla yaklaşık 90 derece bana doğru çevirmiş ve kolları kavuşuk bir halde. Başı aşağıya doğru indii kalktı :)) o yaşta başörtüye anlam veremedi heralde :)) Ben de şaşırdım ama sinir oldum. Hemen aynı şekle büründüm başımı çevirip aynısı gibi kadını süzdüm. Durağı terketti ve o gitmeden önceki bakışlarını unutmuyorum :))) Bir ayette de geçtiği gibi "Kısasta hayat vardır" Dolayısıyla o alışveriş merkezinde bana yapılan hareketi o kişiye tekrarlar ve hiç bişe olmamış gibi devam ederdim varsın o kişi utansın.


   9. Çantandan ayırmadığın o yokken kendini eksik hissettiğin ürün var mı ve nedir?

Kesinlikle el kremim.. Ellerim çok kuruduğu için sürekli krem sürme ihtiyacı hissediyorum çünkü. E Ankaranın havası da malum çok kuru.. Ispartadan aldığım doğal gül kremlerim favorimdir :)




   10. Blogum hakkında ne düşünüyorsun hadii amaaa kızmııcamm :)

aaa. Canım bunda kızıcak ne var bloğun çok ciciii ve samimii :)) Kırmızılı çeyizliklerini seve seve takip ediyorum ayrıca bildireyim ;))


**

Hakkımdaki 11 gerçek;

*Sevdiklerimi çokk kısanırım.
*Sürekli üşüyen ama kalın giyinmekten nefret eden biriyim. Bu sebeptendir yazları sevişim.
*Yemek yerken yeme şeline dikkat etmeyenlere gıcığım, takıntılıyım..
*Küçükken parantez bacaklıymışım Şükür Rabbimin verdiği nimetlere güneş ışığı vücudumdaki d vitaminlerini harekete geçirip düzelmelerini sağlamış :))
*Bonelerimi sürekli kaybederim acelem varsa ettehiyyatü dilimden düşmez.
*Benden izinsiz eşyalarımın kullanılmasından nefret ediyorum izin alsın canımı yesin
*Bir kıza sevgilisinin çiçek almasını çok mantıksız bulurdum önceleri. Sonraları anladım ki ordaki duygunun bendeki eksikliğindenmiş kıskanmıyordum da aslında :) şimdi bayılıyorum aldıklarımın hepsini de kuruttum saklıyorum.
*Çok dağınığımdır özellikle ders çalışırken dağıtmayı da çok severdim. Çalıştığım gözüme de hitap etsin diye :)
*Aklıma geldi yazmadan edemeyeceğim işkembe çorbası ııııyyy amann ufff....... sevmem, seveni de anlamam, pişen evde de bulunmam...
*Limon sevenlerdenim eğer tazeyse kabuğuyla bile yerim. Tuhaf karşılamayın beni, faydalıymış da hem :) bir cafeye gittiğimde de önce limonata var mı diye sorgularım
*Araba kullanmayı çokk seviyorumm biliyorum günün birinde en büyük hobilerim arasında yer alacak. :)) Favori arabam volkswagen scirocco.. Bu arada kullanmama bakmayın hala bir ehliyetim yok olsa nolcak ki bi sciroccom mu var sanki :P


Samimiyetle cevapladım arkadaşlar. İsteyenleri mimliyorum ayrıca  :))

21 Mart 2013 Perşembe

Alyans netleştirmecesi :)

İyi akşamlar canlarımm :))
Uzun zamandır nişan konusunda bilgilendirme yapamamıştım son zamanlarda netleşti de ancak rahatladım ben de.. Önceki yazılarımda da bişiler çıtlaşmış idim fakat net tarih hala belli olmamakla birlikte 6 veya 7 nisanda nişanlanıcaz inşallah sevdiceğimle ♥♥♥ Bir aksilik çıkmazsa eğer. Bişeycik kalmamış dediğinizi duyar gibiyim ki hakikaten öyle.. Alelacele işleri sevmesem de bu acelecilik en hoş olanından elbet..
Bu arada Sevgili Müstakbel Eşim bloğunun sahibesi olan canım arkadaşım ankaraya gelecekmiş o tarihleri de kapsayan bir zaman diliminde :) Allahın izni ile görüşmeyi iple çekiyorummmm :)

**

Bazı şeylerin belirsiz olması beni nasıl kasıyor anlatamam. Nişan tarihi de şimdiye kadar çok belirsizdi ve 6 aydır sözlü bir şekilde durunca akraba ortamında çıkan bazı saçma can sıkıcı sözleri de duymaya başlayınca heyecanımı kaybetmiştim artık..  yakın bi zamanda da tarih konuşulunca normale döndüm diyebilirim.Evlilik imanın yarısını kurtarır ya Allah'ın izni ile, şeytan bu önemli olayda hiç boş durur mu.... Elbette ki olumsuzluklar için çalışmaya devam edecek.. Karışıp huzursuzluk çıkarıcak.. Hamdolsun ki farkındayız.. Canımızı inşallah çok daha fazla sıkmayız.. Bu süreci hayırlısıyla atlatırız..

**

Nişanımız evde olucak sade abartısız bir şekilde.. Bu sebeple çok koşuşturmacamız olmayacak ama olması gereken hazırlıkların da hiç birtanesine başlayabilmiş değiliz. Ama konu başlığından da anlaşıldığı üzere, alyansımızla ilgili kararımız netleşti :) Önceleri birkaç yazımda da beğendiğimiz alyansları paylaşmıştım bloğumda. Ama zamanla haliyle çok şey değişiyor.

Alyansımız için fiyat araştırmamız sürüyor. Sevdiceğimin en sonki Ankaraya gelişinde birlikte kuyumcu kuyumcu gezmiştik piyasa araştırmamız vardı önceden. Birçok alyansı da denedik ve canlı bi şekilde parmağımızda  nasıl alyans modellerinin bize yakışacağını da iyice netleştirmiştik. İnternetten beğenmeyle olmuyor bu işler. Dün ise sevdiceğimle yine Ankara'da deneyip beğendiğimiz bir modeli düşündük ve biraz daha inceledikten sonra onda karar kıldık.

Dedim ya internetten bakmayla olmuyor diye, üstteki fotoğrafta güzel durmuyor olabilir ama parmakta sade ve hoş duruyor. Parmaklarım da kısa olduğu için ağır desenli modeller bana hiç yakışmadı. Bu alyans ince ve zarif .  
Hatta üstteki fotoğrafta olduğu gibi beyaz ve sarı altının ayrımı keskin bir şekilde belli bile değil, aşağıdaki fotoğrafta daha gerçek hali var.. :)


**

Ortasında beyaz altının olması, yine beyaz altın olan tektaşıma uyması açısından önemli bir ayrıntı benim için. Aslında tamamı beyaz olsa daha hoş olabilir ama günümüzde ailelerin haberi olmadan sevgililer kendi aralarında gümüş alyans takıyorlar ya,  öyle düşünülmemek adına hakiki nişanlı ve inşallah evli olduğum belli olsun diye alyansım mutlaka sarı altın içermeli :) erkenden takıp o yüzüğün heyecanını kaçırıyorlar bence. Nişan söz dediğin aileyle olmalı. Hep böyle istemiştim ve şükür istediğim gibi de oldu:) 
 Ve ayrıca artık günümüzde parmağında alyans takılı olan bir gence kendi aralarında takmışlardır gibi bir yakıştırma yapılıp ciddiye alınmamasına vesile olmak da acı bir durum.

**


Henüz sipariş vermesek de kararımız bu alyans için olumlu :) Bu tarz tırtıklı alyanslardan kullanan veya yakınlarından falan bilen varsa tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz benimle.
İnşallah sevdiceğimm bu haftasonu Ankaraya gelicek birlikte kıyafet falan da bakmayı planlıyoruz. Alyansımızı da alıcaz. "Allah'ım nolur bi aksilik çıkmasın da yarim gelebilsin" :)

**

Dua edelim dostlar birbirimize.. Hepimiz bir hayat koşuşturmacası içerisindeyiz. Benim bi derdim var ise biliyorum ki karşımdakinin de bir derdi var bilmesem de bu onun içinde.. Sonuçta bu dünyaya gelme amacımız belli ve hepimiz belli zorluklardan geçeceğiz.. İmtihan dünyası.. Hepimizinki farklı olsa da belki birimizinki diğerine kolay atlatılabilirmiş gibi gelse de, sabrımızdan ödün vermeyelim inşallah.. 
Ben bazen sabredemiyorum çok üzülüyorum sonrasında. :(

**

Sevgi ve sabırla kalın...





19 Mart 2013 Salı

Bloğuma gelen misafirlerimin arayışları :)

İyi geceler arkadaşlar...
Bu gece durdum durdum uyumama çok az bi zaman kala ilham perilerim beni kovaladı ve bloğumun başında aldım soluğu :)
Bloğumda kullandığım bir uygulama sayesinde internet kullanıcılarının hangi aramalarla bloğuma ulaştığını öğrenebiliyorum.. Birkaç gündür bu aramaların sonuçlarını listelemiştim. Kontrol edilmezse silinebiliyor çünkü. Çok ilginç aramalarla karşılaştım ki paylaşmak isterim :)


çestır koltuk modeli - evciğim için paylaştığım mobilya fikirlerimi içeren bu posta gelmiş misafirim. Yalnız bu arada google'ın ne kadar güçlü bir arama motoru olduğunu bir kez daha anlıyoruz, yurdum insanı ingilizce bir kelimeyi okunduğu gibi yazsa da google ne demek istediğini anlıyor ve doğru yönlendiriyor :) "çestır" >>> bunu mu demek istediniz "chester" gibi   :)

tüllü yatak örtüsü modelleri - bu aramayı yapan arkadaş benim almış olduğum ve bu postta da paylaştığım yatak örtümle karşılaşarak büyük bir hayal kırıklığına uğramış olmalı. Zira tüllü yatak örtüleri hakkında pek de iyi fikirler beyan etmiş değil idim :))

sağ sol beyin testi renkler :  Bu aramayı yapan kişi de be benim gibi arayışlarda sanırım. Kendisi bu postuma yönlendirilmiş, inşallah faydalı olmuştur.

evlenen kişi imanının yarısını kurtarmıştır: Amennaaa... Bana bu arayışla gelmiş olunması nasıl da hoşuma gitti... Efendimiz(s.a.v)in hadisi şeriflerini paylaşmaktan onur duyarım.. Misafirim bu posta gelmiş..

meryem dantel: böyle bir arayış içinde olan kişinin özel bir amacı olmalı sanırım :)  Bir çıkarımda bulunan varsa söylesin. Bu bi işaret olabilir mi acabaa :))

 patates mantısı : güzel bir atıştırmalıktır kendileri. Tarif için buradan buyrun . Faydalı olabilmişsem afiyet olsun  :)

çeyizim blog : çeyizlikler de var ki bu blogda. :) çeyiz forever :D

saadeti müstesna : Evvett doğru yerdesiniz :) Tam da ben oluyorum "Saadet-i Müstesna". Hem neden Saadet-i Müstesna ? Hiç merak ettiniz mi ? ;)

küçük kapaklı kahvaltılıklar. Kullanım kolaylığı sağlar ve kahvaltılıklarınızın taze kalması için güzel bir alternatiftir kendileri :) İşte en de tam bu sebepten çeyizim için tercih etmiş idim kendilerini

evim dekorasyon blog bench.: bench içermese de dekorasyon evet bu blogda mevcut arkadaşlar

chester koltuk.: benzer arama ikinci kez olmuş. Anladım ki chester koltuk sevdamda yalnız değilim

sevmenin sevilmekten daha güzel olduğunu düşündüğünde: çokk fena edebiyatçı olurum yeri geldiğinde.. Yeter ki o moda gireyim.. Bu aramayı yapan misafirim de arayışlarda olduğunda sanırım benimle aynı modda imiş

Bakalım bir sonraki aramalar nasıl olucak merakla bekliyorum inanın ki :)

****

Bu arada küçük bir hatırlatma; Saadet-i Müstesna da artık BLOGLOVINde....


HAYIRLI GECELERİNİZ OLSUN...



17 Mart 2013 Pazar

Arkadaşlarla..

Selamlar..
Çalışmaya başladım başlayalı bir yoğunluktur gidiyor bende :) Hafta sonlarımı bile dolduruyorum. Geçen hafta sonu sınav koşuşturmacası içindeydim bu haftasonu da uzuunn zamandır görüşemediğim üniversiteden sınıf arkadaşlarımla görüştüm :) 4 kız bir aradaydık. Hatice benim gibi ankarada yaşıyordu Cansu iş için Ankaraya yerleşti ve Özge de evlenip ankaraya gelin gelmişti. cumartesi günü hatice batıkentteki evine davet etti ve böylece buluşmuş olduk :) Gece de orda kaldık pazarı da neredeyse birlikte geçirdik.. Gece geç vakte kadar uyanıktık ve çok eğlendik doğrusu. Eğlence kısmına çok da girmek istemiyorum açıkçası ama iyi stres attık diyebilirim. :)
Haziran ayından beri hiç görüşememiştik beni ilk gördüklerinde aşırı zayıflamış olduğum için çok kızdılar bana. zaten minyon tipliyim de iyice çocuk gibi olmuşum :)) Gelin kız çok zayıf olmazmış giydiğim hiç bişe yakışmazmış falan dediler bi de.. Ama elimde değil söz nişan stresi beni bu hale getrdi yakında zayıflamaktan yok olursam şaşırmamak lazım :P
Akşam yemeğinde de hamarat arkadaşım, mercimek çorbası, patlıcan oturtma ve pilav yapmıştı sadece çorbayı içtim biraz oturtma yedim inanın tıkandımm.. :S


Bu, akşam sofrasından bir kare.. Özge kaşıkları yerleştiriyor.. "Kaşıklar sağa, Çatallar sola" :)
Güllü bardaklar da, Ispartanın gülleri olduğumuzu nitelercesine masadaki yerini aldılar :D Malum Ispartada birlikte okumuştuk.

***


Bu ise bizim sabah kahvaltımız.. Önceki akşam tam doyamayınca, kahvaltıda bayaa bi yedim :))
hatta gözlemeler pişerken ve kimse masaya oturmamışken, zeytinlere salatalıklara falan çatal batırmadan edemedim önümdeki çekirdekler şahidimdir :)))

**


İşte bu da biz... Sırayla Özge, ben ve Hatice.. Cansu yok malesef bu karede bazı işlerinden dolayı evden çıkmak durumunda kalmıştı..

İnşallah bu günün tekrarı olur.. Nişanımdan sonra bir gün ben de eve davet etmek istiyorum arkadaşlarımı. Tabi ki paylaşıcam sizlerde de.
Nişan mı ne zaman ? Belki çokk yakındııırrr :D takibe devammm :)
Allah'a emanetsiniz..



15 Mart 2013 Cuma

OD - İskender PALA

“Dağdan odun getiriyordum. Herkes ona odun diyordu; iki heceyle, OD-UN işte, ateş veren şey…Ama ben onun ilk hecesiyle ilgilendim, ateş olan kısmına, gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, ‘OD’ a talip oldum. Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben OD için gidiyordum” 

Uzun zamandır okumaya çalıştığım, okumak için çok vaktimi ayıramadığım zamanlarımda başlamışım meğer bu kitaba.. Nedendir de bilmemi İskender PALA'nın her kitabını bu şekilde okumuşumdur.. O kadar büyük bir şevkle başlıyorum ki okumaya, beklettiğim zamanlarda içimde bir ince sızı bile belirir.. 

Girişte yazdığım alıntı, kitabın isminin neden OD olduğunu açıklar nitelikte.. O kadar akıcı bir kitap ki.. Merak duygularım da kabarmadı değil..  kitap Yunus Emre'nin hayatını konu ediniyor.. Yunus Emre ile birlikte Mevlana ve Hacı Bektaşa da yer veriliyor.. 

Yunus'un Sitare'ye, diğer ismi ile Elif'e duyduğu aşkla başlıyor kitap.. Evlenip İbrahim ve İsmail adında iki çocukları olduğuna yer verilmiş.. Anadoludaki düzensizlik ve savaş ortamı sebebiyle, Sitare ve İbrahimi kaybeder.. İsmail ise esir alınır..

Oğlu İsmail'i arar iken Tapduk Sultan dergahında derviş olur.. Dedesi gibi Anadoluda örnek alınan insanlar arasına girmişir.. Şiirleri ise dilden dile dolaşır.. Karşılaştığı bir çobandan kendi şiirini duyması ise kendisini çok duygulandırmıştır mesela.. 

Tavsiye edilesi ve okunası bir kitap.. Okumak isterseniz, çok da fazla detaya girmek istemem.. 
Fakat okuduğum kitaplarda altını çizdiğim kısımlardan bazılarını paylaşmayı çok seviyorum..

****




* Her bilenden ziyade bilen bulunur 


* Bazı insanlar maddeye çok düşkünlük gösterdiklerinde manadan uzaklaşıyor, bazıları da maddeyi çok önemsiz bulduklarında  veya sahip olamadıklarında mana kapısını aralıyorlar. 

* Asalet doğruluktan değil duruluktan gelir.

* Bu dünyada marifet nefsi silmek değil,, belki nefsi bilmektir.

* Allah'ın dostluğu rahmetiyle, kulun dostluğu taatiyle görünür. Allah'ın rahmetinin gelmediği hiç bir an yoktur. Kul gelen rahmeti göremiyor diye taatini kesip dostluğu zedelememelidir.

* Ey gönlümün istediği! Sur'a üfürür gibi seslen bana ki yeniden hayat bulayım.

* Ruhumun haşrı, canımın dirilmesi için nefsimin kurban olması gerek. HAyat ancak nefsin ölümündedir. Aşıklar ruhun dirilmesini nefsin ölümünde buldular.

* Ayna da güzeldir güzelse yüz, çirkin yüz de çirkin elbet. Ölümden korkup kaçıyorsan eğer, kendi çirkinliğindir seni kaçıran.. Ölümün yüzü değil çünkü çirkin olan, belki kendi yüzündür de aynada yansımıştır. İyinin de sende büyümüştür fidanı çünkü, kötünün de..

* Bilgi irfan ile beslenirse kişi uyanık kalır..

* İlahi, gider benden benliği, ve doldur içime Sen'liği.!


*****

Ben çok okuyamasam da sizler bol bol kitap okuyun efenimm..  :)

Bu arada 100 kişi olmuşuz mutlu musmutlu oldum ki benn  ♥♥♥  

İlmin Sahibine emanetsiniz..

12 Mart 2013 Salı

dekorasyonda minimalizm etkileri

Selamlar...

Çalışma hayatına atılalıberi eve yorgun gelişler ve dinlenmeye çalışma maceralarım sebebiyle bloğumla ilgilenmemek gibi veya yazmaya üşenmek gibi hareketlerde bulunabiliyorum arkadaşlar :))

Ama içimdeki bu boşvermiş sesi dinlemeyerek bir başarıya daha imzamı atıyoruumm :)

Uzun zamandır sevdiceğimle evimizi nasıl döşesek diye fikir alışverişlerinde bulunuyoruz.
Aslında az çok kararlaştırdığım bi tarz olsa da, öyle dekore edilmiş bir ev fotoğrafı henüz göremediğim için aklımdaki fikirleri net olarak yansıtamayacağım sizlere.. 
(yazar burada 3D max bilmemenin acısını hisseder ;)) )

Elimizde hali, hazırda net bişilerin olmaması,  
ve benim de değişken tavrım sebebiyle farklı dekorlara bakmam mübah oldu :))

Boş durduğum zamanlarda hemen internetten dekorasyon ile ilgili haberlere veya fotoğraflara bakıyorum..

**
Dekorasyonda her ortamın özel bir tarzı olmalı. 
Mesela salonunuz için bir tarz belirlediniz,o tarzın dışında objelere yer vermemelisiniz diye düşünüyorum..

**

Araştırdığım kadarıyla ilgimi çeken tarzlardan birisi, minimalist dekorasyon..
Dekorasyonda minimalizim sadelik demektir bir yerde. Bu da aynı zamanda işlevselliği de yanında getirir. Yani minimalist bir dekorasyon hem sade hem de işlevseldir. Yani evinizde çok da gerekli olmayan eşyalar, süsler, biblolar ve diğer objeler bulunmayacak demektir. Tabi ki bu tür şeyler hiç bulunmayacak demek değildir. Ancak az ve öz olması uygundur. 

Ben de evde öyle çok fazla kalabalığı seven bir insan değilim. Bundan dolayı minimalist tarz aslında hoşuma gitti.. Ben de evimde yemek odası takımında gümüşlük falan yaptırmayı düşünmüyorum hatta konsol konusunda da şüphelerim var. 

Minimalist olmak için "Bu eşyaya gerçekten ihtiyacım var mı?" sorusunu kendimize sormalıyız.. Ve kesinlikle ihtiyacımız olmayan eşyaları almamalıyız.. 
Aslında fazla fazla alınan objeler bir yerde israf değil midir...

**

BU postumu okuyanlar bilirler, 1 hafta yengem ameliyat olduğu için amcamlarda kalmıştım.. Yaşlı insanlar haliyle ev temizliği de yaptım o süre içinde.. her yeri silmek süpürmek bişe değil de sıra toz almaya gelince işin içinden çıkamadım.. Salonda o kadar çok süs eşyası camlar kristaller ıvır zıvırlar dolu ki...  Bir kere daha anlamıştım ki benim evimde bunların yeri olamaz :)) 
Minimalist tarz dekorasyon bu açıdan tam benlik, fazlalığa yer vermiyor.. 
Sizlere fikir vermesi amacıyla, internetten derlediğim birkaç fotoğrafla yazıma son veriyorum... 

Sizlerin de dekorasyon tarzınızı merak ediyorum ayrıca.. 










**

Bu kırlentler de ayrıca çok hoşuma gittiii... Eğer elime alabilirsem malzemeleri, ben de kırlent yapmayı planlıyorum burdan bildireyim :)


İstiklal Marşımızın kabul edilişi

İstiklal Marşımızın kabul edilişinin (12 Mart 1921) 92. yıldönümünde, 
büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u 
en derin minnet ve şükranla anıyoruz.


Hatırlanmayı kesinlikle hakediyor.. 
Mehmet Akif, tam bir mütevazilik timsali..

9 Mart 2013 Cumartesi

Yine dibe vurdum..

Değerli arkadaşlarımmmm...

Nasılsınııııızzz... İyisiniz inşallahh..

Zira ben pek de iyi değilim... Dertleşmek istedim azıcıkk

"Nen var kuzumm" dicek olursanız, takip edenler bilir, daha önceki postlarımda belirttiğim üzere
bir sertifika sınavım var idi bugün...
iki aşamalı idi.. Teorik ve uygulama kısımları var...
Kursum bitmeden teorik kısmıyla ilgili denemelerim iyiydi 83 falan almıştım..
Bugünki sınavdan 70 almışım :( Puanımı kendime hiç yakıştıramadım.. 
"Yaaa buna mı canın sıkkın" deyip küçümsemeyin sakın.. 
Uygulama sınavından kaldım... puanım 20! Evet dibe vurdummmm..!
Sertifikayı almak için iki sınavdan da ayrı ayrı 45 i geçmek gerekiyor.. teoriden geçsem de uygulamadan geçemedim işte.. İçime de oturdu bir güzel..
Ya sanki zorla mı aldırıyorlar bana bu sertifikayı...
Üniversitedeyken gitmek için can attığım ama o zamanlar gidemediğim, gidenlere uzaktan bakıp bakıp iç çekdiğim kursa gittim.. Ama demek ki ellimdeki nimetin kıymetini bilemedimm... 
Ya da ben biliyorum havasına girdim ondan olmadı..
Her ne ise...
Artık nisan ayı gibi yapılacak olan bir başka sınavda tekrar alıcam.. 
şimdiden kendimi hazırlamaya başlamam lazım hazır biraz da olsun çalışmışken üzerine bilgi eklemek daha kolay olucaktır Allah'ın izni ile.. Hem sertifika puanımı da yükseltmiş olurum bu sayede inşallahh...

Allah'a emanetsiniz.. 
Dua dua dua lütfennn... :)

8 Mart 2013 Cuma

Bugün 8 mart

Selamlar sevgili arkadaşlarımm.. :)

Bu gün kendimi cuma gününün trafiğinden zar zor eve attım..

Ankaranın da trafik açısından istanbuldan farkı kalmamış desek yeri var heralde..

8 mart dünya kadınlar günü olarak geçiyor bu gün..

Ve çalıştığım kurumda da bir etkinlik düzenmişti..

Bu günü kutlama amaçlı 11 katlı kurumun tüm odalarındaki bayanlar tek tek gezilerek, saksıda canlı gül hediye ettiler..

Ben de nasibimi aldım tabi..

Çok sevindim elbette ki.. :))

Devlet kurumu oluğu için genellikle yaşları çok daha büyük olanlar da var..

Ve onlar tarafından düşünülmek çok güzel .. 

Hepsi olmasa da beni evlatları gibi görüyorlar..

Özellikle idari ve mali işler birim başkanını çok sevdim.. 

**
Ofiste bıraktım gülümü.. Dolabımın üstüne yerleştirdim. Süslü görünsün birazcık :)

Hem güneş de alıyor..

Çok fazla fotoğraf çekemedim orada :)


Güller henüz açmamış tabi ki küçük küçük 6 - 7 tane kadar tomurcukları var..
 Güller pembe renkli olucak
Açtıktan sonra, da fotoğraflarım sizler için :)

**


Ofiste dolabımın üstüne yerleştirdim tam çıkarken..
Bu da o andan görüntü...

** 

Bu arada, sertifika sınavım yarın....
Dua edin siz de bana olur mu....

Kendinize iyi davranın.. ;))

sevgiler..



5 Mart 2013 Salı

Yeni bir başlangıç

Hepinize selâm olsun değerli blog arkadaşlarımm..

Başlıkta da belirttiğim gibi şu an hayatımda yeni bir döneme geçiş yaptım. İyi mi yaptım kötü mü yaptım karar vermek için çok erken.. Bir kamu kurumunda işe başlayalı 2. günümü tamamlamış oldum bugün... Şaşırabilirsiniz.. Çünkü ben işe başlamışım veya başlayacakmışım gibi bir heyecan içinde değildim. Aksine bir endişe, iç burukluğu yaşıyordum.. Çünkü kendi mesleğimi yapmayacaktım.. Bunun için çok da fazla dillendirmek istememiştim aslında. Şimdiye kadar Ankarada özel sektörde birkaç görüşme ayarlamıştım fakat ailemin güvenlik konusundaki endişeleri sebebiyle görüşmelere bile gidemedim.. Hak verdim elbet ama  Sonra ben de bıraktım iş konusundaki arayışlarımı.. Hayallerimi evlendikten sonrasına ertelemiştim..
Ben bir yandan iş görüşmelerine bile gidemezken, benim durumuma dışardan bakanlar tarafından hiç iş aramadığım çok pasif olduğum düşünülüyor ve hadsizce eleştiriliyordum.. 
Geçen hafta perşembe günü babamın arkadaşlarından biri beni aradı.. Kamu ihale kurumunda müdür olan kardeşi, doğum sebebiyle izne ayrılan bir bayanın yerine acilen birini arıyormuş, geçici olarak gelmemi istedi.. Biraz düşüneyim dedim.. Halkla haşır neşir olunmadığı için başörtüsü konusunda sıkıntı da çıkmıyormuş üstelik.. Babamla da bu konuyu konuşup görüşmeye gelelim dedik. Gittik ki çok yoğun güvenlik önlemleri var.. Ziyaretçi sıfatıyla binaya giriş yapılmışsa, güvenlik görevlileri koordineli bir şekilde yalnız bırakmıyorlar. Herşey düzenli.. Babamın nasıl hoşuna gitti.. Bana kpssye hazırlanıp da memur mu olucaksın diyen babam, bir anda değişti.. Kpssye de çalışsaydın da memur olsaydınlar başladı yani.. Babamla bu konuyu çokça konuşsak da nasipten öteye gidemeyiz elbette. 
Velhasıl kelam, dün ilk iş günümdü.. ilk gün dolayısıyla bişey yapmadım diyebilirim. Etrafa adapte olmakla meşguldüm. Masam, bilgisayarım, telefonum, dolaplarım, misafir sandalyelerim... Bir yanda dedikodu yapmakla meşgul olanlar, diğer yanda başını evraklardan kaldırmaya vakti olmayanlar.. Ve alışık olmadığım bir resmiyet.. Sessizce izledim herşeyi.. Belki mesleğimi yapmayacağım ama bana iş hayatı hakkında çok iyi tecrübe kazandıracağının farkındayım.. İlk olduğu için de iş konusunda daha çok kendime güvenmemi sağlıyacak.. Bu sonucu da CVme bakan çoğu insanın verdiği olumlu tepkilerden çıkardım.. 
Bakalım daha neler görücem bu 3 aylık süreçte..

Bugün ise baya bir evrak işiyle uğraştım.. Sayfalarca evrak dekont, bunların taranıp bilgisayarda düzenlenmesi ve ayrı ayrı dosyalarda sıralanması..Yapmam gerekenlerin bir kısmını öğrendim sanırım.. Bugün bankaya, yapılacak işler için beni de yanında gönderdikleri çalışan kişi iyi ki geldiğimi söyledi, o da memur değilmiş ve bu yüzden çok yükleniyorlarmış.. Bugün tüm gün uğraştığım şeyleri ben olmasaymışım ona yaptırıcaklarmış.. Üzüldüm.. Nasıl olsa geçiciyim diye kendime üzülmüyorum bile.. Hemşerim de çıktı aynı zamanda. Gümüşhaneliymiş o da benim gibi. Hemşeri dayanışması yaptık şimdiden. :)

Bu da masamdaki uğraşılarım.. :P

Mutlu muyum diye düşünüyorum da nasıl olsa geçiciyim diye düşünüp rahatlıyorum.. Hem çeyizliklerim için anneme ve babama çok yük olduğumu düşünüyordum. Az da olsa kendi kazandığım parayla çeyizime katkıda bulunmak mutlu edicek beni :)

Bu arada, parmağımdaki tektaşımı görüp evli olduğumu düşünen birkaç kişi oldu.. "Evli misin" gibi sorular duymak hoşuma gitmedi değil :))

Hayır dualarımızı eksik etmeyelim birbirimizden inşallahh.. 



4 Mart 2013 Pazartesi

Sağ ve Sol Beyin Çakışması..


Selamlar...
Sanıyorum bu testi hepiniz biliyorsunuz..

Beynin sağ lobu rengi söylemeye çalışırken, sol lobu otomatik olarak onları okumaya çalışıyor. Bundan dolayı da okurken zorlanıyoruz..

Araştırmalara göre, sağ beyin duygusallığı, seslere ve renklere, hayal gücüne, sezgilere ve soyut algılamalara daha yatkın çalışırken; sol beyin mantıklı, sistematik ve analitik düşünmeye, yazı ve sayılara, ölçme değerlendirme ve eleştirmeye daha yatkın olarak çalışmaktadır..

Çocukken bu testi uyguladığımda, rengi mi yazıyı mı okuyacağımı hep karıştırırdım..
Bugün renklere aldırmadan sadece yazıyı okudum hem de hiçç takılmadan..
Ama yazıyı okumayım da renkleri söyleyeyim derken hepsini birbirine karıştırdım..

Demek ki benim beynimin sol lobu daha çok çalışıyor, baskın..
Tamam, bu aslında mantığımın önde olduğunu gösteriyor ama,
şimdi de duygularım hakkında endişelendim ..

Sizler nasıl bir sonuçla karşılaştınız. ?

hayat...

Hayatt..
Çok tuhaf gerçekten..
Nerdeyim ne yapıyorum?
Doğru yerde miyim, Doğru işi mi yapıyorum?
Ve bütün bu düşüncelerin bana olan etkisi....

Hayat..
Çok karmaşık..
Çocukken büyümek isteyen bizler, büyüyünce neden çocukluğa hasret kalıyoruz..?
Neden bu halimizden memnuniyetsizlik..?
Ânın tadını çıkaramama becerisizliği mi... ?
Yoksa bir hasret mi...


"Durduk yere bu kız bunları niye yazdı ?" dimi.. 


3 Mart 2013 Pazar

Güzel bir sürpriz.. :)

Bu güzel pazar gününde selam olsun sizlere Ey blogger arkadaşlarımm..! 
Güzel bir pazar mı aslında benim için tartışılır zira ders çalıştığımı "bu" postumda belirtmiş idim.. 
Olsun.. Yine de hayat güzel kuşlar böcekler falan.. :)) 

**

Her ne ise..
Ben bu yazımda daha önce kısa da olsa paylaşmış olduğum Sevgili Müstakbel Eşim bloğunun sahibesi canım arkadaşımın, benim için hazırladığı sürprizinden bahsetmek istiyorumm.. :)
Çok mutlu etti kendisi beni.. 
İnsan şaşırıyor değil mi bazen, hiç yüzyüze görüşmediği biriyle arasında muhabbet oluşacağını düşünemeyebiliyor bazen..
Ama bu muhabbeti tatmayanlar bilemiyor tabi..
İnşallah blog ortamında tanıştığımız arkadaşlarımızla yüzyüze görüşmek de nasip olur..
Muhabbetimiz daim olsun inşallahh..(amin)   :)

**

Ben de şu Ankara metropolünün bir köşesinden diğer köşesine koşuşturmaca içerisinde olduğum bir gün geçiriyordum. Aksilikler üstüste gelmişti yaşamış olduğum sinir bozucu olaylardan sonra sinirli ve stresli bir halde eve uğramışken tekrar çıkmak üzere hazırlık yapıyor olduğum o anlarda kargo görevlisi kapımızı çaldıı..:)

 Tabi bendeki ruh hali değişimi 180 dereceyi bulmuştu :P
Gülümsemeye başladım çok mutlu olmuştum :)
"Taa uzaklardan bana her şeyi unutturup bir anda gülümsetmeyi başardın canım" :)

**

Çok fazla lafı uzatmadan görsellere geçmek istiyorum... 
Hepsi birbirinden şirinn...  ♥

**

Koliyi ilk açtığımda karşılaştığım not,,, :)


**

Koliyi bir açtım kırmızılar beni benden aldı :))


**
Çeyiz hazırlığında olan bir kız için hazırlanmış bohça gibi adeta..
Her şeyi rengine uygun olarak tek tek kurdelelemiş ♥ 



**

Dikkatimi ilk çeken şey kırmızı masa örtüsü ve puantiyeli runner.. Bayıldımm ! 
Kullanacağım gün için sabırsızlanıyorum ama bir yandan da düşünüyorum, kullanmaya kıyamam kii..
"Canım çok marifetlisin maşallah.." :)
Mutfağımda kırmızının hakim olucağını düşünerek benim için dikmiş.. 
Annem de bunu duyunca çok hoşuna gitti takdir etti. 
Kendi kızının dikiş konusundaki beceriksizliğinden utanmış olmalı ;)) 


Bu da masa üzerindeki hali:

Fotoğrafını çekmek için salondaki masamıza örttüm.. Mutfak masasında daha şirinn durucak elbette :)

**

Bu şirin patik bile kırmızıı :)



**

Lifçiklerr.. :)


**

Şirin bir havlu :)
Özellikle annem iğne oyasını çok beğendi 


**

Yine mutfağım için kırmızı dekoratif meyve sebze süzgeci.. 
Bu da çok şirinn..♥ 


**
Koliden çıkan bu resme ve yanındaki nota ne demeli pekii :) Kocaman bir aaminn.. 
"İnşallah sana da nasip olsun böyle bir mutlu aile tablosu canım benim :)"

Dört çocuk konusu beni biraz düşündürdü aslında ;)

**

İşte bunlar da mutlu uğur böceği kurabiyelerii 
Sevdiceğimle ikimize uğur dilekleri ile birlikte ;)
çok tatlılar diil mii..
Sevdiceğim de çokk sevdi kiii :)


**

Hediyelerim birbirinden güzel.. 
Hepsini çokk beğendimm.. 


**

Bu şirin hediyeleri gönderen, böylesine ince düşünceli meslektaşıma tekrardan çook teşekkür ediyorummm

Her birisini özenle saklıyorum.. Çeyizliklerime dahil ettim bile. :) 

**

 Hediye gönül alır, kalpten kalbe sevginin ve saygının ifadesidir, gönül zenginliğinin dışa vurumudur.

Ve aynı zamanda hediyeleşmek Efendimiz'in (sav) bir sünnetidir.

Ben de bu sünnete en yakın zamanda icabet edeceğim inşallah :)


GÖNÜL DOLUSU SEVGİ VE MUHABBETLE..