30 Nisan 2013 Salı

Şirin bir çekiliş

Sanırım bu şirin çekilişe katılmadan edemeyeceğim.
Şayet bana çıkarsa çeyizime çok yakışıcak ;))




28 Nisan 2013 Pazar

Düğünler de olmasa...

Bu gün sabah koşuşturmacayla uyandık annemle 
Ev temizliği falan derken, amcamların dünürleri aksaraydan ankaraya damat bohçası getirmeye gelmişlerdi. 
Sabahki koşuşturmacanın üzerine amcamlara geçtik. 
Biliyorum bohçada neler var merak ediyorsunuz ama her ne kadar taze görümce olan kuzenim çekmiş olsa da o kalabalık içinde herkesin dikkatini üzerime çekmek istemedim. 
Neyse ki bohça gösterme olayını çok da geç bir vakte koymadılar öğleden sora 2 gibi sergilendi. 
Benim asıl heyecanım aynı gün olan arkadaşımın düğünü içindi.
Ispartada tanıştığım çok tatlı insanlardan biri olan Merve'nin düğünüydü.
Kınasına gidememek içime otursa da düğününde bulunmuş olmaktan mutluydum.
**

Ayrıca Ispartadan birçok arkadaşımız da gelmişti. 
Nasıl da özlemiştim hepsini. Hasret gidermiş olduk.
Özellikle de kendisine hayran olduğum çok tatlı annem yaşlarında bir ablam var ki ismi Esin, o da gelmiş..
Muhabbetine hayran olduğum, uzaktayken eksikliğini hissettiğim bir insandır Esin Ablamm..
Düğün boyunca beni yanından ayırmadı sarılıp durduk..

Kısa ama doyurucu muhabbetimizden bir fotoğraf...


**
Şimdi geriye dönüp bakıyorum da Ispartaya 5 yılımı vermişim.. Üniversite bitsin Ispartadan geçip gideyim diye gün sayarken şimdi Isparta denince içim sızlar oldu. Bi parçam hala orada.. Böyle olacağını derlerdi de inanmazdım.. 
Bu düğün de Ispartadan bir esinti olduğu için, dostlarla buluşmamıza vesile olduğu için çokk ayrı bir yere sahip bende. 
Bu fotoğrafta 3 kişi haricindekiler hep Ankara dışından gelmişlerdi. Ve ayrıca bu fotoğrafta kadroda fotoğraf çekilmek istemedikleri için eksikler bile vardı.
 Düğün sonrası Ankara turuna devam edeceklerdi. Benim de katılmamı çok istediler, ki ben de çok istemiştim, saat 7den sonra eve dönmem gerekliydi. Ben de farklı bir şehre gitsem öyle olurdu. Fakat ailem için sıkıntı olacağı için, bir daha görüşmek umuduyla uğurladım onları. Ben onları düğünüme, onlar da mezuniyetlerine davet ettiler.. 



Yazımın başlığında da belirttiğim gibi; 
"Düğünler de olmasa..."


25 Nisan 2013 Perşembe

Çiçeklerimm...

Hepinize selamlar olsun blogger arkadaşlarımm..

Bu gün işyerimdeki çiçeğim, beni hayal kırıklığına uğrattı bundan bahsetmek istedim..

Sevdiceğim nişanın ertesi günü Ankaradan İstanbula dönecekken bana sürpriz yapıp kuruma gelmişti. 
Ailesini arabada bekletip benim yanıma uğramış. 
Hem de elinde kocaman çiçeğiyle :)
Ve şirin cupcake'lerle.. 
**
Telefonum çaldı bir baktım danışmadan aranıyorum.. Direkt tahmin etmiştim nişanlımın geldiğini. :)
Garibim sürpriz yapmak istemiş bana ama kurumun sistemi engel olmuş. mecbur arayıp tanıyor muyum diye teyit edilmesi gerekiyor. Başbakanlıktan bile daha fazla güvenlik önlemine sahip bu arada bizim kurum.
Yine de sürpriz yaptı bana sevdiğimm... 

Bu da benim çiçeğim....


**
Odaya elinde bu kocaman çiçekle gelişi çokk şaşırttı beni...
Çokk mutlu oldummm..
Çalışma arkadaşlarım ve o anda gelen başka bir misafirin yanında nasıl onure oldum anlatamam ;)

**
Odadakilerle tanıştırdıktan sonra bir müddet hoş sohbet ettik.
Herkes tabi ki çok sevdi benim sevdiceğimi.. 
ZAten her girdiği ortama uyum sağlayan sosyal bir insandır kendisi.

Daha sonra da odasına gidip müdürümle tanıştırdım.
Müdürüm beni çok sever.
Çokça yardımı olmuştur bana. İş yaşantısı hakkında tavsiyelerde falan bulunur.
Muhabbetimiz iyidir.
Nişanlımla tanıştırdığımda sıradan tokalaşma olmadı, uzun zamandır tanışıyormuş gibi sarıldılar.
Sonradan müdürüm nişanlım için "gözüm tuttu tamamdır :)" dedi.
Aynı şekilde nişanlım da öyle dedi :))
**
Sevdiceğim içten içe ortamımı merak eder durur sürekli sorular sorardı.
İçinin rahatladığını düşünüyorum..
**

İşte 2 buçuk haftanın sonunda çiçeklerimin hali :((

bir baktım üzerlerinde minik minik böcekler olmuş.. :(
Üzüldüm tabi çöpe gittiler ne yazık ki..
Bana hatıra bir tek vazo kalıcak..
Gül olsa kurutup saklardım ama bu çiçekler dayanamadı gariplerimm..

**

Bunlar da daha önceki çiçeklerimden..

Ispartada öğrenci evine gelen sürpriz çiçek ve tavşancıkk..
Oda arkadaşım Neşe ile anlaşıp eve kadar göndermiş. :))

**

 Bu çiçeği de okula göndermiş. Sınıfıma kadar geldi çiçekçi.. Ben tabi bir şok geçirdim. :)
Normalde en fazla bölüm sekreterlğine kadar geliyormuş.
Bu defa da sınıf arkadaşlarımdan biri ile anlaşmış tabi. O gün o arkadaş beni kantine bile göndermemişti çiçek gelene kadar sınıfta olayım diye.. :)
Okuldan eve kadar taşıması zor olduysa da seve seve taşımıştım

**
Bu ise yine bir sürprizden :))
Bu defa İstanbuldan Ispartaya kendisi gelmiş. Yine oda arkadaşım Neşe ile haberleşip. Gece yola çıkınca benle de konuşmamış anlamayayım diye. Ben de bi bozulmuştum. Sabah kalkıp erkenden ev temizliği yapmaya koyulmuştum ki kapı çaldı. Neşe kapıyı açıyor ( eve almıyor tabi ) bana da kargo geldiğini söylüyor. Ben de o halimle başıma öylesine bir yazma atıp kapıya gittim.  Karşımda sevdiceğimi görünce kendime hakim olamayıp şok etkisiyle kendimi geriye atmışım. Vestiyere çarpınca bayıldım sanmışlardı :)) Ağzım açık kalakalmıştım konuşamadım bile hiçç.. 
Tabi sevdiceğim ise amacına ulaşmanın verdiği mutlulukla gülümseyip aşağıda beni beklediğini hazırlanıp hemen gelmemi istemişti :))


**
Bu da birlikte geçirdiğimiz günlerden birinde bana aldığı gül..
Elimde gülüm, yanımda sevdiceğim.. ne güzel günlerdii.. :)
 Kuruduktan sonra çekmişim fotoğrafını..


**
Bu tek tane gül de yine habersizce gelişlerinden.. 
Yine Neşe var işin içinde. Ve onun nişanlısı
Organize çalışıyorlardı zaten :)
Neşe, nişanlısı ve ben bir yere giderken, Neşenin nişanlısı bir çiçekçiye girdi, ben de sevdiceğine çiçek alıcak tabii diye imrenerek bakıyorken, bir baktım ki sevdiceğimle birlikte çıktılar :)) 
Bu defa biraz anlamıştım ama yine de çok mutlu olmuştumm :) 
Canım o benimmm.....


**
Rabbim herkese istediği mutluluğu yaşatsın inşaAllah.. 
Mutlu olanlarınkini de daim etsin...
 Dualar hepimiz için olsun canlar..

** 
Not: Maşallahlarımızı unutmayalım.. ;))



23 Nisan 2013 Salı

Çeyizimin yeni üyeleri; Kuşgiller ailesi :)

Hayırlı akşamlar sevgili dostlar..

Çeyizlikler yazı dizime bir yenisini daha eklemiş bulunuyorum
Bugünün 23 Nisan oluşu bana tatil getirdiği için annemle Batıkentteki Gimsayı gezelim dedik ve bu gezmenin sonucunda çeyizim zenginleşti diyebilirim. :)

Bugünün ganimetlerinden bir seri...
Sizleri sevgili kuşgiller ailesiyle tanıştırmak isterim.. :))

Kendileri aylar öncesinde kendilerini görmemle gönlüme kondular bir sevgi seli oluştu aramızda almak bugüne nasipmiş..
Daha sonra da evimin mutfağına konacaklar inşallah :)

**
Öncelikle fotoğrafını ilk çektiğim tezgah üstü kaşıklıkla tanıştırayım sizleri..


**
Bunlar peçetelik ve ocak yanı kaşıklığı..


**
Bunlar da baharat takımımızz...


**
Bu da kuşgiller ailesinin toplu fotoğrafı..
 Tezgah üstü kaşıklığı eksikmiş ama foto çekerken aklımdan çıkmış.. :)


**
Kuşgiller ismini verdiğim bu takımın kahvaltı seti de vardı. Fakat kalmamıştı gittiğimde. İçime oturdu biraz. 
Ama bir başka kahvaltılık aldım ben de.. 
Merak ederseniz başka bir postta inşallah ona da yer vereceğim..

Sevgiyle kalınn.. 

El emeğim; Nişanım için Hazırladığım Lavanta Keselerim.. :)

Hayırlı geceler Canlar...
Nasılsınız sorusunu sorma isteği hissettim şimdi.. Bu gün kurum doktorluğundan çıkamadığım için olsa gerek.. Azıcık rahatsızdım da iğne ve doktorun odasında biraz dinlendikten sonra hamdolsun idare edebildim. (Geçmiş postlarımda bahsettiğim civan perçemi bende pek işe yaramadı :( onun sıkıntısı işte )

**
Uzun zamandır beklettiğim postumu nihayet bu akşam düzenleyebildim..
Nişanımda yaptığım, daha doğrusu yapılmasını organize ettiğim lavanta keselerimden bahsedeceğim sizlere :))
Nişanımdan 1 hafta önce malzemelerini almış idim. (Suluhan'dan) Ama çalışıyor oluşum beni yapma fikrinden vazgeçirmişti. Akşam 7 buçukta eve gel ve sonra keseleri yap.. Pek de mümkün gelmedi gözüme. Hatta nişanımdan 2 gün önce blogcanlar göüşmemizde Büşra, kendisi bu tarz şirin şeyler yaptığı için sormuştu bana bi hazırlık yapıp yapmadığımı. Ve yine zaman olmadı gibi bi bahane sunmuştum :P 
Gül ve Büşra, ikisi de "getirseydin burda yapardık" bile dediler Allah razı olsun.. 
Zaten bu sevinçle eve gidince bir daha düşündüm yapsam mi diye. Belki istediğim gibi olmayacaktı ayrıntılardan biraz kısacaktım ki annemle de konuştum ve daha kolay da olsa birşeyler hazırlayalım dedi. Beni biraz da annem heyecanlandırdı. Annem sıcak bakmasaydı, yetişmeyeceğini falan söyleseydi bu postu okumuyor olabilirdiniz :D Nihayetinde bana yardım edecek olan kendisiydi :)
**
1 metre organize tül, mıknatıslar, lavanta paketleri, minik güller ve evde var olan turuncu ve fuşya renkli yine organize tül kurdeleler... Ve arıca silikon tabancası. Hep sahip olmak istediğim silikon tabancasına da bu şekilde kavuşmuş oldum. Zira hobi bloglarında çok duyardım görürdüm kendilerini. tanışmak, benim lavanta keseleri projeme nasip oldu :) DIY projesi mi demeliyim :P
Hem aşağıda gördüğünüz lavanta keseciklerimle ben de hobi dünyasına da merhaba demiş oluyorum.
Bu benim ilk heyecanım.. Hem de nişanım için hazırladım.. Heyecanımı bilemezsiniz.. 
Üzerlerine zımbalanmış isimlerimizin çıktılarını kuzenimden rica etmiştim. Telefonda nasıl cıvıl cıvıl neşeli geliyormuş sesim bana sonradan söledi. :)) Sevincim herkese yansıdı tabi.
**
Aşağıdaki fotoğraf, lavanta keselerimin sunuma hazır hali..


**
Bunlar da malzemelerden bir kısmı.. Boncukların da fotoğraflarını çekmişim. Kullanmayı düşünmüştüm ama çok vakit olamadığı için. Aynısı gibi kaldılar. 


 

**
Olay bizim salonun zemininde gerçekleşiyor :) 
Evimiz nişan olacağı için şehir dışından gelen akrabalarla doluydu. İşime geldi tabi :D
Yengem ve halam tülü sürfile makasıyla keserek zikzak kenarlı kareler oluştururken...


**
Fotoğrafta anlaşılmasa da kare kesilmiş tüllerin ortasına bir miktar lavanta koyarak tülü kenarlarından toplayıp kurdeleyle bağlama çalışmalarından.. 


**
O an bizim evdeki bütün bayanlar yere yayılarak benim lavanta keselerimle haşır neşir oldu.. E tabi mola vermesek olmazdı :) Çaylar için bile kimse koltuklara oturmadı. Farklı bir muhabbet ortamının oluşmasına vesile olduğum için mutluyum :) Ekip daha kalabalık aslında gençler çalışmaya devam ediyor arka planda :)


**
Keselerin ilk gün sonundaki hali..


**
İkinci akşam, minik çiçek ekleme ve silikon tabancasıyla mıknatıs yapıştırma işlemi ile devam etik..
E malum magnet olarak buzdolabı üstünde yer almalıydı isimlerimizin yazılı olduğu bu minik keseler.


**
Kuzenler iş başında, görev paylaşımlarını ben üstlendim. Sağolsunlar herkes zevk alarak yardım etti.


**
Bu da minik keseciklerin ait olduğu yerdeki şirin pozları ;))
Babam kızının yanında bir erkeğin ismini her gün görmeye ne kadar dayanır diye düşünüyordum ama alışması için güzel vesilelerden birisi oldu bence ;)


**
Emeği geçen fikir veren herkesten Allah razı olsun.. 
2 akşamlık çalışmayla 70 tane keseyi bitiren ekibime teşekkürü bir borç bilirim efenim ;)
Demek ki neymiş azmedince her şey yapılabilirmiş. 
Azmin gücü.. 
Bu minik keseciklerden çıkardığım çok ders var aslında..

**
Her ne ise sevdiceğimin kız kardeşi ve annesi de çok beğendiler. 
Emek ve hevesi bir arada görünce onlar da sevindiler tabi :)

**
Kendim için de ayırmayı ihmal etmedim.. Evimdeki yerine yerleştiricem onları..
Çok kıymetliler.
**

Hayr'lar sizleri bulsun dostlarımmm...

21 Nisan 2013 Pazar

Blogcanlar ile geçen güzel bir gün.. :)



Hayırlı pazarlar canlar...
Şimdiye kadar bloğumda bir türlü belirtemediğim bir blogcanlar buluşmasını geçekleştirmiş idik..
Sevgili müstakbel eşim ve Havuçla maydanoz bloglarının sahibeleri arkadaşlarım Gül ve Büşra ile hoş bir gün geçirdik. Gül, taa İzmitlerden gelmiş Ankaraya.. Onu burda yalnız bırakmak olmazdı.. En azından bize ayırdığı vakit dahilinde :) Sonra, Ankarada okuyan kardeşine geldiği için emanetimizi teslim ettik tabi :))
Bloğunda Ankaradaki gezmelerini yayınlamış, nişanım olmasaydı eşlik ederdim kiii ;)
Büşra ise Ankara'da oturuyor benim gibi. Aynı şehirde olmamıza rağmen ilk buluşmamız. Devamı da gelicek inşaAllah. 
Nişan arefesinde çok güzel bir moral olmuştu bana. dostlarla muhabbet etmek çok keyifliydi.
Enerjimiz ise mükemmeldi. 
İnsan hep yanında olmasını ister böyle dostların..
Yerimiz gönüller olsun, aminle biten cümlelerinde bize de yer verilsin de,bize  bu da yeter elhamdulillah..
**
Karanfil sokakta Dost Kitabevinin önünde buluşacaktık ki trafiğe takıldığım için bu buluşmaya Simit sarayında teşrif edebildim. :) Sonra da Kızılay Kahveci Hacıbabaya götürdüm kızları. Azıcık bulmak için uğraşsak da gezmiş olduk kızılay sokaklarını ;)
**
Ne yedik derseniz sağlık beslenme amaçlı salata yedik :) 

Bu Gül'ün salatası; ismi bayaa bi afilliydi :)



 **
  Bu da Büşranın salatası;

**
           Bu da benim Sezar salatam :)



İkisinin de gözü benimkindeydi keşke hepimiz bundan isteseymişiz..  :)

**

Kahvelerimizi de yudumladıkk...
"Kahvenin yanında neden su içilir?" sorusuna birbirinden farklı fikirler ortaya atarak... :)


**

Büşra ise Gül ile bana hediyelerle gelmişti.. Tekrar çokk teşekkür ederim :)


Zemzem takımı olarak kullanacağım bu minik bardak takımını :) Büşra da o niyetle almış. 
İnşallah sevdiceğimle evlenince Umreye de gidersek şimdiden hazırlığım var benim ;)

**
Gül ve Büşra da bloglarında paylaşmışlar bu buluşmayı.. 
Onlarınki ise BU ve BU linkte. Okumak isteyenler buyursunlar :)
**

İnşallah tekrarı olur ve böyle görüşmeleri sık sık yaşarız diğer blog dostlarımız ile.
Blog ortamı gerçekten çok iyi dostlar kazandırıyor. 
Bloğumu ilk açtığım zamanlar anlam veremezdim. 
Çevremdekilerden blog arkadaşlarımla buluştuğumu duyanlar bir tuhaf karşılıyor. :)
"İnternetten mi tanıştın? hiç görüşmedin daha önce öyle mi" gibi gibi gibi 
Sevdiceğimin tedirginliği ise apayrıydı 
Büşra ve Gül de benzer şeyleri yaşamışlar :)
Blog dostluğu çok güzel. Yaşamayan bilemez tabi.. :))
** 
Dostluklarımızın artması ve daimi olması dileğiyle 

Header Tasarım Çekilişi

Sevgili müstakbel eşim bloğunun sahibesi meslektaşım, yeteneklerini konuşturacağı bir çekiliş yapıyor arkadaşlar. :)
İki kişiye istediği gibi bir header tasarımı yapacak..

**
** 
Arkadaşıma destek amaçlı ben de yayınlıyorum bu çekiliş haberini..

Kendi header'ından memnun olmayanları çekilişe katılmaları için bu linke alalım :))

Evett sonunda rahatım :)

Hayırlı geceler ballarım canlarım :))

Yoğunum yoğunum diye süregiden yazılarımda azalmayı siz de farkedeceksiniz zira tek tek yoğunluk sebeplerim geride kalıyor.

Bu gün de sertifika sınavımın uygulama kısmını da atlatmış bulunuyorum..
85 puan almışım. 1 satırlık kodu yazmamışım diye 15 puanım kırıldı.. :/
Eeee,, bilgisayar bilimleri böyle işte 1 satır kod hayat kurtarıyor..
Nokta ve virgüllerin hatta kapanmamış parantezler de ayrı ayrı birer hata olduğu çoktur bizim meslekte ;)
Neyse çok da teknik içeriklere dalmayayım :)
**
Bu arada benim için dualarını esirgemeyen dostum Sevgili müstakbel eşim bloğunun sahibesine çok çok teşekkür ediyorum.. Halden anlıyor tabi ki meslektaşım :)
 Ve dua eden herkese de ayrıca çokk teşekkür ederimm..
**
Önceki teori sınavından aldığım 70 puanımla bugünki uygulama sınavından aldığım 85 puan, ortalaması olan 78 puan, MEB sertifikama yazılacak efenim...

**
Meb sınavından geçtim darısı uluslararası sınava.
Girer miyim bilmem düşünme aşamasındayım..


Ayrıca bu sertifikanın iş konusunda referans olucağı da söyleniyor, bekleyip görücez.

**
Bu postta belirttiğim bir iş görüşmesi de vardı bu arada.
 Bu arada firma ismi vermemiştim, bilenler bilir google maps'in Türkiye haritalarını çizen Başarsoft. 

 Gördüğüm bir salonda birçok kişi birden çalışıyor. Birbirine bitişik ama her bilgisayarın ayrımını yapan sınırları olan masalar vardı. Bana üniversite kütüphanelerindeki bilgisayar masalarını anımsattı. Başlarında müdürleri olduğunu düşündüğüm ayrı bir masada oturan bir adam vardı. Ve dolayısıyla kimseden çıt çıkmıyordu. 
Ve hatta soğuk gibi görünen bu ortamda insanlar nasıl sıkılmıyor diye düşünürken yaptığım internet araştırmaları sonucunda şu videoya rastgeldim;



Yok artııkk dedirtti. Bu kadar da saçmalanamaz heralde :)
Bu arada videoda pencereden dışarıda yolun karşısında görünen dışı cam kaplamalı bina benim çalıştığım kurum oluyor :)
**
İş görüşmesi yaptığım kişi çok nazik bir insandı. Yönetici olduğu belliydi. Odaya giriş çıkışımda bana kapıyı falan kendisi açıp beni ayakta uğurlamıştı. Genelde iş başvurularında duyduğum karşılaşılan olumsuz tavırlı insanların aksine mütevazi bir insandı.
**
Görüşme çok kısa sürmekle birlikte bende derin izler bıraktı.
Ah ah vaktimi ne kadar da boş geçirmişim. Üniversite zamanlarında keşke daha çok uğraşsaymışım birşeyler öğrenmeye diye daha çok başımı duvarlara vuracağım anlarım olacak sanırım.
Ama o zamanların koşturması da daha farklıydı tabi..
**
Her ne ise dostlar gece geç olmuş memur insanım ben alıştım tabi erken yatmaya ;)

Allah'a emanetsiniz canlar....

19 Nisan 2013 Cuma

Avon siparişlerim gelmiş..

Hayırlı cumalar dostlarımm...

Ben yine kurumdan sesleniyorum sizlere.. :)
Eve geçince vaktin nasıl geçtiğini anlamadığımdan sanırım :)

**

Başlıktan da anlaşıldığı üzere Avon siparişlerim elime geçmiş bulunuyor.

Geçen hafta bizim kurumda çalışan bir ablam vasıtasıyla sipariş vermiştim bu gün elime ulaştı.. 

Kendim fotoğraflarını çekemediğim için çeksem de bilgisayarıma burada atamadığım için internet kataloğundaki görüntülere yer veriyorum. :)

**
Avonun meşhur kremleri..
Ispartadayken çokça depoladığım doğal gül kremlerim tükenince Avona dönüş yaptım yine.
Benimki mavi ve sarı renkli olanları.


**
Çok fazla makyaj yapmayı sevmiyorum aslında. Nişanımda bile abartmadım. Kuzenim yüzüme pudra sürmüştü o kadar tuhaf geldi ki çok rahatsız oldum ve sildim. Fondöten falan hiç kullanmak istemiyorum. yazık değil mi güzelim cildimize.. 
Gözlerim için göz kaleminden ziyade sürme kullananlardanım. Ama gözlerimin yapısı küçük olduğu için büyük gösterme amaçlı göz kapağımın üstü için dipliner veya eyeliner da kullanıyorum son zamanlarda.
Avondan ise lacivert renkli eyelineri aldım.


**

Kremlere düşkünlüğümü kanıtlarcasına aldığım 400 ml kocaman el ve vücut kremi.
yanında roll on 1 TL olunca onu da aldım :)


**
Çok makyaj yapmıyorum ama gözümdeki dipliner veya kirpiklerimdeki rimeli silerken çok zorlanıyordum.
Daha fazla uğraşmamak için makyaj temizleyici kremi de almış bulundum.



**

Bayaa karlı bir alışveriş oldu bu :) hepsi toplamda 31,80 TL tutmuş :)
Incandessence isimli parfümün de indirime girmesini bekliyorum. Çok harika bir kokusu var.


**
Sizler de bu ürünleri kullanmışsanız memnuniyetinizi ve şikayetinizi bildirebilirsiniz arkadaşlar..



17 Nisan 2013 Çarşamba

CİVANPERÇEMİ OTU

Hayırlı akşamlar arkadaşlar..
Birkaç gündür sıkıntısını yaşadığım bir sağlık problemim var..
Geçen yıl da aynı sıkıntıyı yaşadığımda doktora gittim ve bana bir ilaç verdi.. İlk kutu daha bitirmeden etkisini göreceğimi söylemişti. İlk kutu bitti ikinci de bitmeye yakındı ki etkisini ancak görebilmiştim. 
Yaşadığım sıkıntı ve stresin dozu kat kat artmıştı tabi..
Aklımdan aynı ilacı kullanmak geçse de, bu defa almayıp alternatif tıbba başvurdum.
Yaptığım araştırmalar ve internette forum sitelerinde aynen benim gibi ilacın etkisini göremeyip bu otu kullananların olumlu yorumlarını okuyunca iş çıkışı hemen bir aktara uğradım.

Aç karnına içiliyormuş, eve gelir gelmez bir su bardağı demleyip içtim.
İnşallah etkisini görürüm. Belki sabırsızım ama bu sıkıntı uzasın istemiyorumm.. 

Gelelim civanperçemi otunun faydalarına :)
Benim gibi bir sıkıntıya sahip olup da bu ottan haberi olmayanlar vardır diye ben de bilgilendirmek istedim..
Çok şifalı bir bitki imiş kendileri özellikle de biz bayanlar için..
Özellikle cildi çok güzelleştiriyor pürüzsüzleştiriyor bilginize..

**






"                            Özellikleri

Civanperçemi ilaç gibi kullanılabilen, çok değerli bir şifalı ottur. Civanperçemi, soğuk algınlığı, kramplar, ateşlenmeler, böbrek düzensizlikleri, diş ağrılarına karşı, tahriş olmuş cilde, kanamalar ve kadınların adet dönemini düzene sokmak için kullanılır. Safra akışını uyarıcıdır ve kanı temizler. Şifalı çayı, şiddetli soğuk algınlıkları ve gripler için, mide ülserleri için, mide krampları, apseler, travma ve kanamalar için ve iltihap azaltıcı olarak kullanılan çok iyi bir ilaçtır.

Kandil çiçeği, bindir yaprak otu adlarıyla da tanınan civanperçemi bitkisi, özellikle kadınlar için vazgeçilmez bir yardımcıdır. 

Bu bitki, bayanların sancılı ve depresif gecen regl dönemlerinde, menopoz öncesi ve sonrası çekilen rahatsızlıklarda çok etkilidir.

Ayni zamanda kadınların üreme organları için de pek çok faydası vardır. Rahim kanseri, çeşitli rahim rahatsızlıkları, yumurtalık iltihaplarında içilen civanperçemi çayları çok yararlıdır. Miyomlar için, yarım banyolar tavsiye edilebilir.

Yarım banyo için; 100 gr civanperçeminin yaprak ve çiçekleri tam olarak geceden soğuk suyun içine konur. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılıp, banyo suyuna ilave edilerek kullanılır. Yalnız banyo sırasında böbrek bölgesi suyun dışında kalmalıdır. 15 k. suda kalınır banyo sonrası kurulanmadan havluya sarınarak bir saat kadar dinlenilir.

Çay; Bir dolu tatlı kasığı civanperçemi ¼ litre kaynar suya ilave edilerek yaklaşık 10dk demlenir, sonra süzülerek, sıcak olarak yudum yudum içilir. Oldukça acı olan bu çayı içerken, şeker, tatlandırıcı gibi ilaveler yapmamak gerekir. Bitki çaylarına eklenen bu ilaveler, bitkilerin içindeki kimyasal maddelerle reaksiyon verebilirler. Maksimum fayda sağlamak için bunlara dikkat etmek gerekir. Bizim bayanlara tavsiyemiz, hiç olmazsa yılda iki kez birer haftalık kür olarak bu bitkiyi tüketmeleridir.

Eski şifa kitaplarında civanperçemi “tüm hastalıkların çaresi” olarak anılır. Kanı temizleme özelliğine sahip olan bu bitki, ayrıca Hepatit-B, mide, hazımsızlık, romatizma, karaciğer rahatsızlıkları, bağırsak iltihapları ve hareketlerini düzenlemede çok faydalıdır.
Civanperçemi, dolaşım sistemi rahatsızlıklarında ve damar spazmlarını hafifletmek için de tavsiye edilir. Düzenli olarak içilen bitki çayı ile migren tümüyle iyileşebilir. "

Civan perçemi kullanıp memnun kalan, şifasını gören arkadaşlar paylaşırsa ayrıca memnun olurum

Heppinize kucak dolusu sevgiler, 
Şafii olan Allah'a emanetsiniz..

16 Nisan 2013 Salı

Bu bab, stresin, heyecanın, umudun bir dışavurumudur.. ;))

Öyle bir yoğunluk ki benimkisi, hangisine yetişeceğimi bilemiyorum..
Neyse ki nişan yoğunluğumu atlattım en büyüğü oydu :)
Akşama kadar çalışıyorum, eve de gidince vakit nasıl geçiyor hiç mi hiç anlamıyorum..
Çalışıp kazandığım paramı harcayacak zamanım oluyor bile :P
Heyecanla hayalini kurduğum, eksik listemde yazılı olan çeyizliklerime kavuşamıyorum bir türlü :/



**
BU postumda belirttiğim üzere geçmişte de girip kaldığım bir sertifika sınavım var idi..
İşte şimdi bu cumartesi günü yapılacak olan 2. sınav için hazırlanmak durumundayım.
Ertesi gün vize veya finali olan öğrencinin yaşadığı stres ile çok benzer içinde olduğum hislerim...
dejavu yaşadım bi an :))
Sizler de dua edin sevgili blog dostlarımm...

**
Bu arada, geçmişte cv mi gönderdiğim bir firma tarafından görüşmeye çağırıldım..
Kendi mesleğimi icra etmediğim için tabi ki görüşmeye gideceğim. Yarın sabah ofislerinde olacağım. Tevafuk bu ya, şirket, şu an çalıştığım kurumun bulunduğu bulvarın tam karşı tarafında. O kadar yakın..
İşe alınma konusunda umudum çok az. Ama en azından iş görüşmelerinin nasıl olduğu konusunda fikrim olur diye düşünüyorum. Şu an çalıştığım kurumdaki müdürümle de paylaştım. Çalışma disiplinim hakkında referans olucağını söyledi ben henüz teklif etmeden :) Mutlu oldumm... Bu arada bu postu işyerimden yazıyorumm :D

Evet bu benim ilk iş görüşmem olucak mesleğimle ilgili olarak. Daha önce küçük yazılım şirketleri babam tarafından kabul görmediği için görüşmeye bile gitmemiştim. hoş bu şirketten babamın henüz haberi bile yok ama çok heyecanlandım şimdiden nasıl olsa büyük bir şirket :))
Evleneceğim nasıl olsa İstanbula gideceğim, hiç görüşmeyeyim diye de düşündüm. Fakat İstanbulda da şubelerinin olduğunu görünce, "Belki beni sonradan İstanbul şubelerine gönderirileeerrrr" diye umutlu bir sessiz çığlık belirdi içimde :)) Başımda bir ampul belirdi :D Çocukluğuma döndüm. Heyecanlandım işte ondan ;) Umut olmadan yaşanmaz tabi ki.. Ama hiç görüşmeye bile gitmesem içim hep acıyacaktı bundan eminim..
Her neyse hayırlısı olsun.. Tüm işsiz arkadaşlarım iş bulsun, düzenleri kurulsun, içleri rahat olsun inşallahh.. :)


12 Nisan 2013 Cuma

NİŞANIMIZDAN.. :))

Hayırlı Cumalar canlar..

Uzunca bir zaman post giremedim kusuruma bakmayın. 
E malum, stresliydim, gergindim, mutluydum falan derken bu karmaşık psikolojimle bloğumla ilgilenemedim. Küçük şeylere bile takan ben blogdan yaptığınız yorumlarla size bile takardım :)) şaka bir yana nişan dolayısıyla bayaa bi yoğundum.

Ne zaman olucak diye strese girdiğimiz nişanımız geçtiğimiz pazar günü gerçekleşti :)
Mutlu muyum,,, tabi ki evetttt.... :))

Nişan öncesi 2 haftasonu boyunca sevdiceğimi İstanbuldan Ankaraya kadar yordum. kıyafet için dolaştığımızı yazmıştım bu ve bu postlarımda. Sağolsun beni hiç kırmadı ben de çok zorlamamaya çalıştım elimden geldiğince. Ve en sonunda kıyafetlerimizi belirledik. Nişan alışverişinde bile ulusta aynı sokak üzerinde (çıkrıkçılar yokuşunda) girdiğimiz yaklaşık 5 mağazada alışverişi tamamladık. 


İşte böyle masmavi olduk nazar boncukları gibiydik. :)) İyi ki tercihimiz bu renkten yana olmuş. herkesin içinde seçiliyorduk. Bu renkler boğar mı diye de düşündük ama iyi ki ikimizin de aynı renk kıyafet giyinmesi ve rengin de mavi oluşu çok güzel oldu bence. Hayranlarımız çok oldu sağolsunlar :) Sizler nasıl buldunuz nişanımızda bu rengi kullanma fikrimizi? 
(Bu arada ayağımda 11 cm topuklu ayakkabı var bu kadar uzun değilim yani :)) )

**

Başıma örttüğüm şalı kuaföre gidip de yaptırma gibi bir çaba içine girmedim. Akrabalar çok ısrar ettiler ama inanın başörtü buruşturarak model vermek çok da hoş gelmiyor gözüme. Tecrübeyle sabit. 

Binamızın alt katında boş bir salon var bayanları oraya aldık erkekler evde bulundular. Tabi bayanlar oyun oynamadan yapamaz. Müzik de ayarlamıştık bol bol oynandı :) 

**

Nişandan bir gün önce, sevdiceğimin ve benim bazı kuzenlerimiz toplandık ve güzel bir akşam geçirdik. Gençler kaynaşmış olduk Gece 11 gibi falandı döndüğümüzde ama vaktin nasıl geçtiğini anlayamadık napalımm :) "Ben gelinim" diye diye geçirdim akşamı gelin nazı çekilirmiş çok sevdim ben bu olayı ;))

Nişan günü de bay ve bayanlar ayrı olmasına rağmen biz gençler yine bir araya geldik. Muhabbet ortamımız oluştu. Tabi kalabalıktan uzak bi yerde olduğumuz için yokluğumuz farkedildi ve çağırıldık. :)

**
Sevdiceğimin annesi ise nişan bohçası hazırlamış bana. Sandık falan bayaa bi çeyizlik vardı.. Bir başka postta bahsedeceğim inşallah.
**
Ben de nişanda gelen misafirler için lavanta keseleri hazırladım. Yetiştiremeyeceğimi düşündüğüm keseleri nişandan önceki 1 günde tamamlayabilmiş olmanın haklı gururunu yaşarken, insanın zaman kısıtlı bile olsa isteyince neleri yapabileceğini görmüş oldum :) Yine lavanta keselerimi de başka bir postta paylaşayım 
**

Evet arkadaşlar bu postu çalışıyorken yazıyorum çok ayrıntıya giremedim ama zamanla paylaşacağım inşallah.
**

3 Nisan 2013 Çarşamba

Şu aralar ben..

Uykusuzluk sebebiyle gözlerimi açmakta zorlandığım şu saniyelerde, bu postu yazmaya başlıyor olmamdan bloğuma ve sizlere ne kadar kıymet veriyor olduğumu anlıyor olmalısınız öncelikle bunu belirtmiş olayım.. Ben aslında herkese hayırlı geceler diliyerek bir başlangıç yapmak istemiştim nasıl bir giriş oldu bu diye bir gülücük fırlattımm kendi kendime :)
Farkındayım biraz aramı açtım bloğumla ama şu aralar var olan koşuşturmacalarım arasında takdir ediyorsunuzdur ki bu durum gerçekten çok olası.. Sabahtan akşama kadar çalışıyorum bir de herşey iyice zor. Üstelik işler de yoğun seyrediyor ki ordan oraya koşturup duruyorum. Bu da imtihan elbet..
Ben bu aralar ne yaptıma gelelim çok da dağıtmadan. Yoksa maddi manevi, her açıdan dağıtma konusunda hiç zorlanmam. :P

Önümüzdeki pazar günün yapılacak olan nişanımın telaşesi içindeyim işte ben de.. Aslında sadece ben değil tabi ki benimle beraber çevremdekiler de.. Hatta onlar benden daha yoğun diyebilirim. mesela bugün bütün bayanlar bizde toplanmışlar misafirler için su börekleri kol börekleri pastalar hazırlamışlar. Bu arada geçtiğimiz cumartesi günü amcamın oğlu kuzenim nişanlandı. Nişan için gümüşhane antalya ve istanbuldan yakın akrabalarımız geldiler. Çok kalabalık olmasa da net 24 kişi aksaraya doğru yol aldık.
Şimdi de benim nişanım için hala Ankaradalar.

Öncelikle belirteyim ki, sevdiceğim geçen hafta olduğu gibi bu hafta da yanıbaşıma geldi.. Beni yalnız bırakmadı bu koşuşturmacalı günlerde 'canım benimm'.. Ve bu gelişi çoğu şeyi değiştirdi..
Aslında ben nişan için geçen hafta beğendiğim elbiseyi fazla sade buldum. Nişanlanacak kızın gösterişi fazla olmalı sonuçta. Sevdiceğim de kendi için beğendiği takım elbiseyi içine sinmeyip değiştirince bana da fırsat doğdu ve birlikte yeni kıyafetimi beğenmiş olduk.
Diğer elbiseyi Ankarada oturanlar bilir Sıhhıyedeki Tuğba'dan beğenmiştik. Kapora da vermiştik üstelik. Kapora yerine bişeyler almamız gerekince biz de çanta aldık. O kadar çok dolandık ve gidiş geliş yaptık ki mağazaya kapıdan her girişimizde sorumlu kızlar başımıza geliyordu çok da dikkat çektik açıkçası, tanıştık da zaten, isteyen sorsun beni tanırlar :))  ama bıktırdığımız da bir gerçek :))

Yeni nişan kıyafetime gelince Ulusta Anafartalar çarşısından beğendik.. İnanın daha önce hiç gitmediğim bi yerdi. Çok da önyargılıydım dışa bakıp da aldanmamak lazımmış ;)
Kıyafetimin rengi sevdiceğiminkine uygun olarak parlament mavisi.. Yalnız olaya dikkat.. Normalde damatlar geline göre uyumu yakalarken bizde niye tersi oldu da ben sevdiceğiminkine uyumuna göre kıyafet aradım bilmem :))
 Fotoğraf mı,, elbette ki yok :P Çekildiğim birkaç kare oldu ama sevdiceğimin telefonunda istanbula gitti.. Var olan teknolojiyi kullanma konusunda biraz da yavaş olabiliriz ;)) Hem fotğraf bende de olsa paylaşmam kii.. bir kıyafeti deneme anındaki tabloyu bilirsiniz bişeyler oturmamıştır ;) hem zaten kıyafet deneyip çıkarma işini hiç mi hiç sevmiyorum.. O kadar çok bunaldım ve gerildim ki anlatamam...


Vee geçen hafta isteyip de yapamadığımız olayı gerçekleştirdik.. Ben ilk defa gelinlik denedimmm... İlk denememde yanımda sevdiceğimin oluşu ise ayrı bir duygu... Sevdiceğimin bana hayran hayran baktığını hatırlıyorum sadece.. :)) Denediğim o gelinliği özel tasarım olmasına rağmen hiç de beğenmemiştim. pek tarzım olmasa da bu anlamda ilkim olduğu için bakış açımı hemen değiştiriyorum :))


Bu arada Ankarada araya araya bulamadığımız alyansımızı, istanbuldaki tanıdık kuyumcudan kaptığı gibi yanıma getirmiş sevdiceğim. Numara da uyunca o gün parmağımdan hiç çıkarmadım kendisini :) Ama tabi uzun sürmedi birlikteliğimiz 1 haftalık bir uzaklık girdi aramıza ;) Sevdiceğimle ayrılığımız bir hafta sonraki buluşmamızı işaret eder nitelikteydi.. Diğer uzaklaşmamıza oranla çok da üzgün bir modda değildik ikimizde ;) Şimdi gün sayıyoruz.. "yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz hoopp ordayımm" şu aralar dilimizden düşmeyip, yatcaz kalkcaz ifadesini her geçen gün birer tane eksilterek söylediğimiz şarkı ;)



Çok da lafı uzatmadan hepinize sevgilerimi gönderiyorum..
Unutulmamak dileğiyle...