20 Eylül 2014 Cumartesi

Kanaviçelerim

Hayırlı geceler herkese..
Bu saatte yazıyorum fakat uyku tutmadı beni. Elimde büyük bir yanık var uyumaya korkuyorum desem yeri var. Canımı acıtmaktan korkuyorum... Hayırlısı bakalım..

Konumuza dönmek istiyorum. Şimdiye kadar blogda çok yer verememiş olsam da bir çok işle haşır neşir oldum. Bu yazımda kanaviçelerimden bahsetmek istiyorum..

***


İlk olarak en son yaptığım panom ile başlamak istiyorum.
Şablonunu pinterestten bulabilirsiniz. 
Evimde salonumdaki boş duvarı kanaviçe ile doldurulmuş çerçeveler ile doldurma düşüncesindeyim.
Bu pano onlardan ilki oldu. Darısı diğer boş çerçevelerime diyelim.
Evimiz ile alakalı olan bir şeyde eşimin fikri benim için çok önemli oluyor, her konuda olduğu gibi. :)
Eşim bu çerçeveyi beğendi, umarım sizler de beğenirsiniz :)




**
Daha önce sipariş üzerine çalıştığım panolarım;



***
Yine sipariş üzerine işlediğim havlularım;





***

Lavanta keseleri;



***

Benim yaptıklarım böyleydi. Yapmaya başladığım bir panom mevcut. Tamamladığımda onu da paylaşacağım inşallah. Bitirmem gereken bir duvar projem var :))

Bu aşağıdaki fotoğrafı pinterestten buldum ve bayıldım.. Belki bir gün böyle bir anahtarlık işleyebilirim hiç belli olmaz :)




***
Siparişleriniz için saadetimustesna@gmail.com dan mail atabilirsiniz. 

İYİ GECELER.. :))


29 Ağustos 2014 Cuma

Kısaca...

Uzun bir aradan sonra Merhabalar efendimm :)
Nerelerdeydin ne yapıyodun diye soranlarınız için instagramdan takibe almalarını söyleyerek cevabı şimdiden vermiş olayım. TIK!
Teknoloji böyle bir şey işte. Akıllı telefonlar çıktı instagramdan fırsat bulamayıp, çok da fazla blogda takılamaz oldum.. Blogdan bir çok arkadaşımın da benimle aynı durumda olduğunu görüyorum. Ama zamanla besleyip büyüttüğüm adeta bir bebek gibi baktığım bloğumla ilgilenemeyişim bende biraz vicdan azabı da oluşturmuyor diil.
Herneyse artık.. Evlilik, çalışmayan bayanlar için tam bir evhanımlığı moduna girmekmiş onu anladım. Evliliğin ilk dönemleri bir heyecanla eşime pastalar yapıyım güzel yemekler yapıyım diye koşuşturuyorsunuz.(Sonra eşiniz bolca kilo alıyor :)) ) Hatta çeyiz hazırlama aşamasında bunları düşünerek türlü türlü mutfak gereçleri sofrada şık sunumlar için aksesuarlar alıyorsunuz. Artık bir zaman sonra bu heyecanlar birer rutin oluyor. Bir bakmışsın hepsi hayatının birer parçası olmuş. Hayatın işleyişi böyleymiş demek ki diyorsun. Ev hanımlığına giderek alışıyorsun. Bugün de kışlık domates konserveleri hazırladım. 14 kavanoz olmuşlar. Eşim eve gelirken ne istediğimi sormuştu. "Konserve için domates" demişim :) İnsan bi bitter çikolata der, tatlı der dimi. Durum bir zaman sonra böyle oluyormuş. Eşim çikolata da almıyor değil. Hakkını yemiyim daha dün akşam kalpli kutu içinde minik çakıltaşı çikolataları almış. En sevdiğim.. :) Sadece uzun zamandır çiçek almıyordu 2 gün sonra evliliğimizin yıldönümü dolacağına göre bir çiçek beklesem haksızlık etmiş olmam sanıyorum. Zaman da ne çabuk geçiyor 1 yıldır evliyim.. Hala inanamıyorum sanki hala bekarım. Babamın evine gittiğimde hiç garipsemiyorum. Evli bir bayan olarak evime ve eşime karşı sorumluluklarımı aksatabiliyorum. Sanırım bu durum bir müddet daha gider. Ama şükür biz mutluyuz.. Rabbim isteyen herkese mutlu bir yuva nasip eylesin..

Bir kaç gündür dilime dolanan ve şu an bile dinlediğim şarkı ile bugünlük sizlere veda ediyorum. ;) Hoşçakalınnn....



19 Nisan 2014 Cumartesi

Ben ve derlemeler.. :)

Bloğuma uzun aralıklarla yazı yazdığım doğruydu da ilk defa bu kadar arayı açtım sanıyorum. Bloğumu asla boş bırakmak istemiyorum elbette. Ama bazı şeyleri anlamış bulunuyorum. Eski zamanlarda sosyal ağların çok yaygınlaşmamış olması, paylaşım yapmak isteyenlerin otomatik olarak yönlerini bloglara çevirmesine neden oluyormuş. Özellikle de instagram yaygınlaştıkça çoğu blogger in bloglarındaki paylaşımlarının azaldığına şahit olmuştum. İnstagram kullanmadığım zamanlarda çoğu blogger i merak ediyordum nerede diye. İnstagram kullanmayan takipçim varsa eğer ben de o merak edilenler kervanına katıldım demektir. :) Ama elbette ki hiçbiri blogla bir değil.

Genel olarak neler yaşıyorum diye soranlara çok yoğun olduğumu belirteyim. Öncelikle heyecanla ve büyük zevk alarak yaptığım işlerimden bahsedeyim :) 

Fotoğraftaki keseleri Kocaeli de Selcen Hanımın söz merasimi için hazırladık. Lavanta keseleri yaparken o kokunun verdiği huzur çok başka. :)


****
Çarpı işi bu havluyu da eşimin Kayserideki teyzesinin isteği üzerine hazırladım. :)


Farklı modeller de istedi henüz tamamlanmadı. Yakındır bitmesi ;)
Sipariş için saadetimustesna@gmail.com dan veya buradan ulaşabilirsiniz.


***

 Sanırım daha önce bloğumda bahsetmiştim, mesleğimle alakalı bir kursa gidiyorum. 4 ay boyunca hafta içi her gün gidiliyor. yaklaşık 1 bucuk ay kaldı bitmesine. Sonrasında ise iş görüşmelerim başlayacak bakalım. Hakkımızda hayırlısı olsun. 
Her sabah Ümraniyeden Şişliye gidiyorum kurs için. Hergün köprüden geçmek heyecan verici oluyor benim için :)


*****

Eşimle de fırsat bulduğumuz her an, hemen pinkberry e gidiyoruz favori tatlarımızdan kendisi. 
Tavsiye ederim :)


****
Bu arada bahsetmeden edemeyeceğim. Kışı atlattık artık bahardayız ve benim evim bütün bir kış boyunca rutubet yaptı. Yeni bir binada oturuyorum ev sahibi ikinci yalıtımı da yaptırmış fakat sonuç malesef olumsuz.. 
Yatak odamdan rutubet eksik olmadı. Sürekli elimde çamaşır suyu ile tetikte bekliyordum yani.. :S  Sinir krizimi sormayın yani.  Bahar geldi de rahatladım. Yani kısaca bu yaz inşallah taşınmayı düşünüyorum. Ankarada rutubet denen şey yoktu olmazdı. Evimle ilgili birçok dekorayson fikrim ve almam gereken eksiklerim var. Taşındıktan sonrasına erteledim artık. 
Özellikle salonuma çerçevelerden bir dekor yapmak istiyorum. Eşim  bu isteğim için güzel bir çerçeve almış bana. Salonum için düşündüklerim sonraya kaldığı için bunu antreye astım çok güzel oldu. :)


***

Benden şimdilik bu kadar. Sağlıcakla kalın canlar :)

9 Şubat 2014 Pazar

Bu yazının adını siz koyun..

Biz bilgisayarcılar için genelde yazmayı ve okumayı sevmeyen, vaktinin çoğunu gözünü kırpmadan bilgisayar başında geçiren asosyal insanlar derler... Sanıldığı gibi bilgisayar başından ayrılmayan tiplerden olduğumu sanmıyorum. Asosyal miyim? Nasreddin Hocanın latifelerinden örnek vermek gerekirse; çok gezseydim eve de uğrardım, desem sosyalliğimi anlatabilirim sanırım. ;) Okumayı vakit bulabildiğim ölçüde gerçekleştiriyorum. Özellikle otobüs ve metro gibi şehir içi ulaşımda çok kitap bitirmişimdir. İstanbulun kalabalığında otobüslerde oturmak pek mümkün olamadığı için okunmayı bekleyen kitaplarım, boynu bükük kaldı diyebilirim. Her gördüğümde içim burkuluyor. Kimi zaman kitaplarımın bulunduğu rafın tozunu bile almak istemiyorum, toz almak için dokundum olmasın diye..
Yazma konusuna gelince üşengeç ve tezcanlı yapım gereği uzun süre boyunca bir yazı ile ilgilenemiyorum. Belki de bir odaklanma problemi derler buna. Ama bugün içimden durmak bilmeyen bir yazma isteği oluştu. Bloğum aklıma geldi.. Buralar da toz tutmuş mudur acaba uzun zamandır dokunamadığım kitaplarım gibi..? Amacım tozlanmış sayfalara bir iki satır birşey karalamak değil somut düşünülürse.. Gerçekten içimden yazmak geldi.. Belki içimi dökecek kimse bulamadığım için.. Kendimi ifade edemediğim için veya yanlış anlaşıldığım için.. Güzel düşündüğüm ve bu güzellikleri yakınımdakilerle paylaşmak adına kendimi feda ettiğim her şeyin bir anda silinmesinden hoşnutsuzluğumu haykırmak istediğim için. İnsanları tanıyamıyorum.. İnsan en yakınındakilerle hayatı pürüzlü yaşamışsa şayet, diğer bildiği tanıdığı herkesin samimiyetinden, iyi niyetinden şüphe etmeye başlıyor.. Olumsuzlukları düşündüğünde çevrendekilere yakıştıramıyorsun belki ama beklemediğin bir anda şok geçirmekten daha zararsız ve akıllıca buluyorum. Hayır! Kesinlikle kötü düşünmek olamaz bu.. Temkinli olmak kesinlikle.. Bu dünyada çok da iyimser olamamak gerek çünkü.. Siyaset yapmak genelde politika ile ilişkilendirilmiş gibi gelir ilk bakışta ama hayatın her alanında siyasi davranıp işini bilenlerden olacaksın.. "Kimsenin hakkını yemeyeceksin ve elbette ki kendi hakkını da yedirmeyeceksin". Savunduğum hayat tarzı bu benim..
Hayatta yaşadığım olumsuzlukları çok çabuk unuturum.. İyimserlik haline birden geçebilme gibi çok sevilen, benim artık rahatsız olduğum bir huyum var.. Ama bazen olur ki yaşanmış olumsuzlukları unutmamak, dedim ya hani 'temkinli olmak', geleceğe dair mutlulukların temelini oluşturabilir.. Yaşanılan şeyin olumsuzluğuna üzülüp ağlamaktansa, tekrarlanması için kendine düşenin ne olduğunu düşünmelisin.Daha akıllıca.. Belki karşındakine minik cezalar vermelisin ki ne yaptığının farkına varsın. Bazen bazı olumsuzluklar, farkındalık olmadığı için gerçekleşir.. Bu çok önemli... Yaşadıklarımıza yön vermek tamamen elimizde..

Herkese iyi pazarlar..


Edit: Son paragraf tarafımdan silinmiştir..

17 Ocak 2014 Cuma

Uykucu bebek

Selamlar.. 
Sizlere en yeni şirinciğimle tekrar merhaba demek istedim.

"Uykucu bebek" keçe magnet..


Bu arada keçelerin lazer kesim olduğunu da belirteyim.


Hayırlı akşamlar.. :)

Ve sonunda ben de instagramdayım :)

Benim gibi fotoğraf çekmeyi çok seven ve paylaşımcı bir insan için İnstagram güzel bir platform. :)

Sonunda ben de katıldım..Takip etmek isteyenler BURADAN profilime ulaşabilirler.. :)

Sevgilerr.. 




16 Ocak 2014 Perşembe

Kız Kulesine karşı..

Herkese günaydın...

Görümcem Kübrayla, yaklaşık 10 gün sonraki bir düğüne kıyafet bakmak için ümraniyede buluştuk önce. Ona kıyafet aldık da ben ayağıma göre bir ayakkabı bulamadım. :/ 37 çok bol geliyor, 36 ise ayaklarım taraklı olduğu için enden dar geliyor.. Puff.. Ayakkabı almak benim için çok zorlu bir süreç olmuştur hep... 36,5 bulmaksa neredeyse mümkün değil. 

 Alışverişten sonra aklımıza esti, kız kulesinin karşısında çayımızı yudumlayarak muhabbet edelim istedik.. Saat 3 olmuş daha sonra daha erken gideriz demeden kendimizi Üsküdara giderken bulduk. 

Bu fotoğrafı da günün hatırası olarak çektim. :) Kız kulesinin tam karşısı.. Beğendiniz mi ?
 Martılar da sesleriyle muhabbetimize eşlik ediyor gibiydi. 


Keyfimizin çok uzun sürdüğünü söyleyemeyeceğim malesef. Eşimin Üsküdardan isteklerini yerine getirmek için kalktık. Çok da faydalı olamadık ama olan bizim keyfimize oldu. :)

İnşallah daha nice böyle güzel ortamlar yaşarsınız ve yaşarım.. :)
Allah'a emanetsiniz..

14 Ocak 2014 Salı

Bugün ben..

Herkese iyi akşamlar..

Geçtiğimiz haftasonu açıköğretim finallerim için ter döktüm. Marmara Üniversitesinin de kokusunu almış oldum bu sayede. Sevinilecek şey ise sınavları atlatmış olmam. :)
Ders çalışma dönemimde kendime bir yapılacaklar listesi hazırladım ki görmeyin. 15-20 madde vardı sanırım. Her şeyi sınavlardan sonra diye erteleyip duruyorum. Artık eşim de alışmış olacak ki "Sınavlardan sonra..." diye başlayan ifadeleri  çok oldu :))
İşte bu rahatlamışlıkla kendimi önce temizliğe vurdum dip köşe. Sonra da yapmak istediklerimi uygulamaya başladım tek tek :) İşte onlardan biri;


Sonuç güzel olacak inşallah.. :)

Bu arada bloğumun tasarımını da bir elden geçireceğim. Değişiklikler canınızı sıkmasın şimdilik.

Allaha emanetsiniz canlar.. Öpüldünüz.. :)

FACEBOOK SAYFAMIZ..

6 Ocak 2014 Pazartesi

Çarpı işi şirin çerçeveler.. :)

Selamlar..
Çarpı işinin hem yapımı çok eğlenceli hem de sonuç çok şirin oluyor :)
İşte bizim şirinciklerimiz de şimdilik bunlar..



Mutfaklar için gayet ideal değil mi :) Sizce nasıl olmuş?

Evlerde farklı alanlarımız için de hazırlıyoruz. Takibe devam edin ;)
Bilgi ve sipariş için FACEBOOK SAYFAMIZDAN mesaj atabilirsiniz..

Öpüldünüz canlar.. :)

5 Ocak 2014 Pazar

Kadife Şık Cüzdan

İyi geceler canlar..

Daha önce bahsettiğim üzere sevgili görümcem Kübrayla birlikte yeteneklerimizi somutlaştırmaya karar verip güzel adımlar attık. Bir FACEBOOK SAYFAMIZ var. Bizi oradan takip edebilirsiniz. :)) Memnun da oluruz hani :))

Birçok güzel fikrimiz var zamanla uygulamaya konucak inşallah.
Şimdi ise yaptığım kadife cüzdanı sizlere sunarım. Kadifenin asaletine bayılıyorum.


Zamanla özel günlerde kullanılabilecek şekilde farklı boyutlarda da yapacağım inşallah.. 

**

Beğendiniz inşallah.. İnanın destekleriniz ve beğenileriniz beni daha da motive edecek :))

Daha güzel projelerde görüşmek üzere
Hayırlı geceler.. :)
Sevgilerr...

1 Ocak 2014 Çarşamba

Orkidem ve yoğunluklarım..

Evlenmeden önce ailemle yeniyıl kutlamak gibi bir adetimiz yoktu. Bu durum evlendikten sonra da değişmedi. Ama biz eşimle dün gece yeni yılı değil evliliğimizin 4. aydönümünü kutlamak istemiştik esasen :) Ben evde hazırlık yaptım. Eşim de eve gelirken benim için bir orkide getirmiş ki muhteşem.. Bayılırım orkidelere hem de beyazına.. Buyrun bu da orkidelerimm... ;)


Sevgili eşim, film falan izleriz diye cips kuruyemiş falan almış ben de pasta yapmıştım esasen. Yemeği bile çok zor yedik. ikimiz de aşırı yorgunluktan uyuyakalmışız.. Yeni yıla uyuyarak girenlerdeniz yani :)

**

Günler nasıl hızlı geçiyor anlamıyorum. Henüz çalışmamama rağmen her günüm dolu. Kendimle ilgili olmasa bile hep birşeylere koşturuyorum 

Yoğunum dedim ama asıl bundan sonra aşırı yoğunluğa girecek gibiyim. neden yoğun olacağıma gelirsek,

1.sebep: Bahçeşehir üniversitesinin işkur destekli bilişim kursu sınavına girdim geçen cumartesi ve dün aradılar ki sınavı geçmişim yarın mülakatına gidiyorum.  Çünkü 6 aylık haftanın 6 günü gideceğim kurs boyunca sektöre yönelik teknik eğitim ve ingilizce eğitimi alacağım. Bu kurs benim için çok önemli çünkü başarı gösterilirse büyük şirketlerde istihdam garantisi veriyor. Yine de hayırlısı diyelim. Bunun için sizlerden de dua bekliyorum arkadaşlarr...

2. sebep: Yeni açılacak olan tasarım ofisimizde görevlerim olacak. 

3.sebep: İşletme okumaya devam ediyorum.

4. Sebep: Temizlik, yemek, ıvır zıvır işler...

5.Sebep: Henüz size tam ayrıntılarıyla bahsetmemiş olsam da görümceciğimle beraber başladığımız hobi işlerimiz.. Ayrıntılı bir post yazmak istiyorum bununla ilgili ama merak edenler için Facebook sayfamız BURADA.. Beğenilerinize sunuyorumm :)

Sebepleri artırmak mümkün.. Düşündükçe Allah bana yardım eder diyorum dua ediyorum.. 


Sizlerle duygularımı yaşadıklarımı paylaşmak çok iyi geliyor. İyi ki varsınız.. :)
Sevgilerimle..