21 Ocak 2016 Perşembe

Bi blog varmış, canı sıkılan...


Yine uzun zaman olmuş yazı yazmayalı..
Neler oldu neler... derecelik bir değişim oldu
Benim bir kızım olduu... :)
"Erva Beren"
50 günlük olduk bile.. 
Beni instagramdan takip edenler bilirler, hayatımda 
Hamilelik ayrı, doğum ayrı, bebekle ilgilenmek ise apayrı birer dünya...
Detayları bilmem burada anlatır mıyım.. 
Ama anne olmak öyle görüldüğü gibi kolay da değilmiş, yaşamayan bilemezmiş..

Ben aslında öyle bebek kelimesi geçince çıldırırcasına seven biri değildim. Öyle herkesin bebeğini de sevmezdim. Yada uzaktan bir bebek beni görünce ağlardı falan.. Bir türlü yıldızım barışmazdı kendileriyle. Ama kendi bebeğim bir farklıymış. İnsanın içi gidermiş.. 
Doğduktan sonra, karnındaki gibi doğmadan önceki kadar himayen altında olamıyormuş...
uzar da gider anlatacaklarım...
Bu hislerimi hep yazıya dökmek isterdim fakat bebişten de pek fırsat bulamazdım, bugün birşeyler oldu da yazayım dedim. Keşke uzun uzadıya yazabilsem.. Belki bloğa detaylıca yazamam herşeyi ama bir defterim var çok dolduğumda içimdekileri döktüğüm, sevincimi unutmamak için, ilk günkü heyecanla hatırlamak için yazdığım.. O defterimi bile özledim.. Ama bebeğimin her anını kaçırmadan yaşamayı istemem daha ağır basıyor diyebilirim.  Üstelik diğer hayat sorumluluklarım da varken... KPSS mesela.. Hamilelik sürecimde hız verdiğim ama doğumdan sonra bir arpa boyu yol katedemediğim ders çalışmalarım, içimde kanayan bir yar oldu adeta.. 
Bilemiyorum dershaneye gitmeden evde bir bebekle nasıl başarılı olunur, nasıl istanbul kazanılır??? yaşayıp göreceğim bakalım.. Bi fikri olan yazsın bana..