22 Kasım 2016 Salı

At gözlüklerinizi atın arkadaşlar!

‘Hükümet diyorsa her şey doğrudur’ diye at gözlükleriyle her denilene ınanan kitleye dahil olmadığım için çok mutluyum hamdolsun. Geçenlerde bir ev satin almak isteyen bir yakınım, görüştüğü bir ev sahibiyle olan diyaloğunu anlatıyor. Fiyati yüksek bulduğunu faizin günah olmasi sebebiyle kredi de çekmek istemediğini söylüyor bizimki. Ev sahibi de bu hükümetin faizi de desteklediğini onlar ne derse doğru olduğunu gururla anlatıyor. !! Buyrun cenaze namazina.. Hani faiz Allah’a ve peygamberine savaş açmaktı? Bakiniz Bakara Suresi 279.ayette öyle yazıyor.
 Bazı kesim hükümet yanlıları arkadaşlarım yapılan yanlışları ‘siyası politika’ olarak adlandırıyor ve özellikle dini konularda alınan çelişkili kararları da ‘Apaçık niyetimizi belli edelim de sonumuz Erbakan gibi mi olsun bizi de mi indirsinler’ şeklinde savunucu bir savunma çıkıyor karşıma ¿¿   Hadi hükümet bunu (tv ekranlarında falan bize yansiyan kismini ) demek istiyor olmasın, hadi arka planda biizlere yansitilmadan halledilen buyuuk buyuk politik işler var ve hadi cok zeki aydin kesimimiz izlenen politikalarda asil ne denecegini de anlamis olsun.. ama konusulan ustu kapali sozleri farklı anlayan ve araştırmaktan yoksun cahil kesimin inançlarıyla oynamaktan ve onların yanlışa girmesine vesile olmalarının vebalini ustleneceklerinin farkında değiller mi acaba? bu vebal nasıl ödenir?
Yukarıda apaçık belli edilmeyen, hükümetimizin  binevi ‘taktik’ uyguladığı meselelere de bir örnek verecek olursam-ki baştan beridir hep takıldıgım bir konudur- Avrupa birliğine girmek, girememek, kapısında sürünmek.. Evet! AB adeta bir kolelik ve üye ülkelerin bize tepeden bakıp gururlandığı kibirlendiği egosunu tatmin ettigi, ‘hadi ulkende sunu bunu yap seni aday ulke(!) statulerine cikaralim’ gibi bahanelerle eğlendiği kültürel ve dini yaşantımıza ve hatta iç işlerimize dolaylı olarak karistigi bir örgütten bahsediyorum… Ama savunan kesimden “ Bu iste var bir terslik!” diyen biri de çıkmıyor ya çıkmıyor..!
Kâfirleri dost edinen, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.) [Al-i İmran 28]
Ayette de Allah apaçık belirtiyor ki kafirden dost olmaaz. Bizim ayetlerden bihaber insanımıza ‘Bu devirde bu gerekli bla bla bla’ diye arastirmadan ekranlarda gordugu kadarina inanarak bilmis bilmiş konuşmaları yaptıranlara yine sesleniyorumm. Bunun vebalini nasil ödeyeceksiniz..?
Son günlerde hükümetten ABye karşı bir atar sozkonusuymus. (Evimde internet sorunu yaşıyorum ve ayrıca tv izleyemedigimden dolayı çok da haber takip edemiyorum) Hani bu devirde gerekliydi ey okumaktan aciz vatandaş kardeşim.? Ne oldu yine bi değiştin kaydın hı?? Azıcık kararlı olalım daa! Karadenizli damarımı tutturtturmayin bana simdii. ‘Ben demiştim’cilerden olmak inanın istemem ama göz görüyorken klavuza ne hacet?
  İllüminati dediğimizde herkesin bir bildiği vardır ya hani şu şarkıları tersten okutur anlam çıkarmaya çalışırlar falan filan… yazın youtube de çok şarkı  görürsünüz. Hatta kliplerde tekgozler deşifre edilir. Bizi şarkılarla oyaliyorlar bence. Asıl illüminatiler ABler ABDler… ( Kaynak kitap: Gizli dünya devleti)
Daha neler var yazmak ve içimi dökmek istediğim.. .
Yazmazsam bir yakınıma derdimi acayim desem, gecmiste bu sebeple ortamın kizistigina şahit olmuşluğum çoktur ne yazık ki..
Ha bu arada ben bunları böyle yazdım diye benim tarafımı çok da irdelemeyin haksız çıkarsınız. Zira her hükümet elestireni gordugumuzde hep aynı etiket yapistiriliyor ya hani -adlarını ve hatta lakaplarini bile yazmis olmayi bloguma yakistirmiyorum bile(Allah muhafaza)- Ben yazmasam da siz anladınız biliyorum 👍
Beni yanlis anlayanlara karsi rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın çok manidar bir sözü vardır -ki cok derin anlamlar ihtiva eder, üzerine alınanlar düşünedursun- söyleyip kucağımda uyuyan kızımı beşiğine yatırmak üzere gidiyorum buralardan:
“Hadi oradan!” 👊


21 Kasım 2016 Pazartesi

Sizin de bir keşkeniz var biliyorum.

"Inanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle ebedi kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan  cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik dilekleri "Selam"dır. İbrahim Suresi 23.ayet

Yazıma selam ederek girecekken aklıma gelen yukarıdaki ayetle giris yapmak istedim. 
Selamunaleykum.. 🖑
Son günlerde devam ettiğim meal okumaları vesilesiyle Kur'an-ı Kerim'de günlük yaşantılar hakkında çokça ayet geçtiğini de görmüş oldum. Selam da onlardan biri. Bizler hep arapça hatim olarak okumanın çok sevap olduğunu biliyoruz ama Kur'anın asıl inme amacını düşünecek olursak, Türkçe mealini okumak ve okuduğunu anlatıp hayatına geçirmek çok daha faydalı ve olması gerekendir diye düşünüyorum. Selam meselesi de gerçekten çok önemli. Cennet ehlinin ifadesiyse, ve eğer bizler de Allah rızasını kazanıp cennete gitmek istiyorsak tanımadığımız insanlara bile selam versek fena olmaz hani. (Cennetteymişiz gibi hayal edin falan.. 😏) Selam vermek sünnet almak farz bir de bu boyutu var elbet.
Lafı  çok da uzatmak niyetinde değilim yoksa konu hakkında anlatacak, okunacak ve öğrenecek o kadar çok bilgi var ki... insan öğrendikçe gerçekten acziyetini ve ne kadar az şey bildiğini öğreniyor en çok. Bu sebepledir ki "Ben oldum" demeyecek insan. Diğer insanlara da "cahil" gözüyle bakmayacak. Asıl cahil kendi olur da böylesini doğru yola iletmek daha zordur. Küçük büyük herkesin birbirinden öğrenecek çok şeyimiz  var. Bilgiye aç olmak ve araştırıp öğrenmeye çabalamak güzel şey keske daha çok yer verebilsek hayatımızda..  

Ahh o keşkeler.. Keşke diyecek kadar aktif hayatın içinde olmasaydık bile deriz bazen ama yine laftadir ki hayat evde nasıl gecsindi ¿.. Ramazanın son 10gunu itikaf bile nefsimize ağır geliyorken hem de... 
Kendime dönüp baktığımda  (geçmişe değil!) genelde anı yaşamayı sevengillerden olmuşum hep. (Aslinda anı yaşamak bazen cok mantıklı. Mesela günden güne büyüyen kızımın her anı geri gelmeyecek olduğu için çok özel. Nasıl anı yaşamam ben şimdi.. Büyüdüğü günleri iple çeken annelerden olmadım ben. Aksine kizimin eski fotoğraflarına bakıp bakıp özlüyorum. Anneler anlar beni. Diğerlerine de klasik anne ifadesiyle karşılık vereyim "Anne olunca anlarsin!") Nedense bazı kurallar beni sıkmış bunaltmış da uymamayi tercih etmişim.  Özgür ruhumun bir ozelligi.. Zıttını tercih ettiğim kuralların uyulması gerektiğinden mi bihaberdim¿. Yine kendime dönüp ''uyanik olmaya calisma. yok öyle kaytarmakk' diyorum. Peki bildiğimi uygulamayisima sebep olan durumlar neydi bende¿. Tam da bu dusuncedeyken geçmişe bakıyorum ki,  resmen perde inmiş de görememişim başka açıklaması yok. 
Doğru veya yanlışlar kişinin tercihine göre değişir. Yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımi bir kalıba sokmak istemiyorum-dedim ya özgürlüğüme duskunumdur- ama yaşadıklarımdan yola çıkarak geleceğime yön vermem gerektiğini biliyorum.!
Ve bir şey daha biliyorum ki-çok bilmişlik taslamak huyum değildir ama bu etiketi bana yapıştıran kişi topluluklari mevcut- insanlar iyi değil azizim. Çogu icini bilmedigin ismin onune hemen "iyi" sıfatını ekleme. Şüpheci olmak da faydalı bir şey değil önermem. Hayat kalitenizi düşürür ki zaten -kendi adima- Bir de vaktimizi şüphe ederek mi harcayalim¿ Buyrun size bir "keşke" vesilesi daha... "Keske"lerimizin soktugu bu gibi bir kısır döngüye girmemek aslında çok basit. Haksızlığa mi uğradın Allah'a bırak, canın mı sıkkın Allah'a bırak, dayanamayacak halde misin yine Allah'a bırak vb. vb.. Iyi guzel de sonra ne olacak? Olayın "Bırakmak" kısmını Allah'a havale edince bitmiyor -ki tam da burada olayı kendi açımızdan pozitivize edebilmemiz ve bu olumlulugu sabit tutabilmemiz tutabilmem amaciyla- "Tutunmak" veya "Sarılmak" kısmı ile de bizim Kur'an ve hadisler ile hemhâl olmamız gerekiyor. Öyle beleş degil emek vermek gerek. Böylece iç huzurumuzu buluyoruz ve gözümüzdeki perdelerin kalkmasıyla  birlikte ıvır zıvır olduğunu anladığımız olaylarla vaktimizi harcamıyoruz. Vaktimizi nerede harcadigimizin da hesabı var dikkatinizi cekerim. Detaylar detaylar detaylar... Islamda detaylar önemlidir. Yaşamak incelik istiyor. "Allahım bizlere islam hassasiyetine yakışır naifliği ve inceliği ver... Bizi yolunda sabit kıl.." amin..

Not1: Ben böyle yazdım diye sanmayın beni bir derviş, varsayın beni belki bir garip bedevi...

Not2: Ne yazacaktım ve ne yazdım. Hayır var hayır..